Halil

Halil
@Goldilockss
1 okur puanı
Mayıs 2026 tarihinde katıldı
Sorunlarınızı nasıl gördüğünüzü değiştirmek istiyorsanız, değer verdiğiniz şeyi ve/veya başarıyı/başarısızlığı ölme biçiminizi değiştirmelisiniz. Haz yanlış-iyidir. Araştırmalar enerjilerini yüzeysel hazlara odaklayanların daha kaygılı, duygusal açıdan dengesiz ve depresif olduklarını gösteriyor. Haz hayatın tatminlerinin en yüzeysel formudur ve elde etmesi de, kaybetmesi de çok kolaydır. "Her şeyi iyi tarafından görmek" gibi bir şey söylenmekteyse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir. Sorunlarımızı seçtiğimizi hissettiğimizde güçleniriz. Sorunlar biz istemeden üzerimize çöreklenince kendimizi kurban durumunda ve mutsuz hissederiz. Başımıza gelenleri kontrol edemeyiz. Ama başımıza gelenleri nasıl yorumladığımızı ve nasıl tepki gösterdiğimizi her zaman kontrol edebiliriz.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Büyük güç büyük sorumluluklar getirir." Suç geçmiş zamandır. Sorumluluk şimdiki zaman. Suç çoktan yapılmış seçimlerin neticesidir. Sorumluluk her saniye, her gün yapmakta olduğunuz seçimlerin neticesidir. Bu kitabı okumayı seçtiniz. Bu kavramlar hakkında düşünmeyi seçtiniz. Bu kavramları kabul etmeyi ya da reddetmeyi seçeceksiniz. Benim hatalarım onun hatalarını haklı çıkartır mı? Hayır, ama bu hataları bir daha tekrarlamama, aynı işaretleri gördüğümde yok saymama sorumluluğunu almam aynı şekilde ıstırap çekmemeyi güvence altına almama da yardım etti.
İnsanlar sürekli alınmaya bağımlı hale geldiler çünkü gerçekten kafa yapar: Kendine hak görmek, ahlaki olarak kendini üstün görmek iyi hissettirir. New York Times'da çizen karikarürcü Tim Kreider'in belirttiği gibi: “Alınganlık ve öfke de, başka bir sürü şey gibi insana kendini iyi hissettirir, ama zamanla bizi içimizden kemirir. Bir sürü kötü alışkanlıktan çok daha sinsidir çünkü bilinçli olarak bunun da bir haz olduğunun farkına bile varamayız" İnançlarımızın çoğu yanlıştır. Ya da tüm inançlar yanlıştır, sadece bazıları diğerlerinden daha az yanlıştır. İnsan beyni yanlışlarla kaynar.size kendinizi huzursuz hissettirse de, kabul etmesi çok önemli bir kavramdır. Bu güvensizlik ve derin umutsuzluk zamanlarında sinsi bir hak görmenin pençesine düşeriz: Hakkımız olanı elde etmek için biraz hile yapabileceğimize; başkalarının cezalandırılmayı hak ettiğine; gerekirse şiddet yoluyla istediğimizi elde etmemizin hakkımız olduğuna inanırız.
Bir şey ne kadar fazla kimliğinizi tehdit ediyorsa, o kadar fazla ondan kaçınırsınız." Bu açıdan bakınca "kendini tanımak" ya da "kendini bulmak" tehlikeli olabilir. Sizi katı bir role mahkûm ederek gereksiz beklentilere yol açabilir. Kendinizi iç potansiyelinize ve dış imkânlarınıza kapatırsınız. Kendinizi bulmayın diyorum. Asla kim olduğunuzu bilmeyin. Çünkü bunlar araştırmanızı ve keşfetmenizi sağlar. Yargılarınızda alçakgönüllü olur, başkalarının farklılıklarını kabul edersiniz. Kendiniz için seçtiğiniz kimlik ne kadar dar ve nadirse, her sey sizi o kadar fazla tehdit eder. Bu nedenle kendinizi mümkün olan en basit ve olağan şekilde tanımlayın. Aristoteles şöyle demiştir: “Bir fikri kabul etmeden onunla oyalanmak eğitimli bir zihnin işaretidir." Ne kadar vurgulasam da az gelir. ama ıstırap sürecin parçasıdır. Hissetmek önemlidir. Istırabı yok etmek için devamlı kafa yapan şeylerin peşinde koşuyorsanız, yanıltıcı pozitif düşünmek ve her şeyi kendinde hak görmekle kendinizi kayırıyorsanız, kimi maddeleri ve aktiviteleri gereğinden fazla tüketiyorsanız, gerçekten değişmek için gerekli motivasyona asla sahip olamazsınız. Yerine çakılıp kalma. Bir şeyler yap. Yanıtlar gelecektir.
Bu red değerlerimizi ve kimliğimizi korumanın gerekli ve olmazsa olmaz bir parçasıdır. Bizi neyi geri çevirdiğimiz tanımlar. Hiçbir şeyi reddetmezsek (belki de bir şey tarafından reddedilmek korkusuyla), kimliğimiz yoktur anlamına gelir. Kendinize bir değer seçmeniz alternatif değerleri reddetmeniz anlamına gelir. Sağlıklı ve sağlıksız ilişki arasındaki fark iki şeyle özetlenir: 1) Ilişki içindeki her birey sorumluluğunu ne kadar kabul eder; 2) iki tarafın da partnerini reddetme ve onun tarafından reddedilmeyi kabul etmesi. İlişkimde dürüst davranmak kendimi sürekli iyi hissetmekten daha önemlidir.