Mark Manson

Mark Manson

Yazar
6.8/10
305 Kişi
·
696
Okunma
·
20
Beğeni
·
4.743
Gösterim
Adı:
Mark Manson
Unvan:
ABD'li Yazar
Doğum:
Austin, Teksas, ABD, 9 Mart 1984
Mark Manson, ünlü bir blogger olarak bilinir ama aynı zamanda bir internet girişimcisi ve yazardır. Çalışmalarında genellikle kişisel gelişim ve deneyimler üzerine odaklanır.

1984 doğumlu Amerikalı eski pickup artist (Kadın Tavlama Sanatçısı). Bu olaya 2007 yılında girmiş olup 2008 yılında işini bırakıp kendini tamamen kendi internet sitesine, pua dersleri vermeye ve dünyayı gezmeye adamıştır. 40tan fazla ülkeyi dolaşmıştır. yakın bir zamanda kendini pua topluluğundan ayırmış ve yaşam koçluğuna başlamıştır.

postmasculine.com isimli siteyi kurarak erkeklere hayatlarında gelişim sağlayacak önerilerde bulunmaya başlamıştır. 2013 yazında verdiği önerilerin aslında cinsiyete özgü kazançlar sağlamadığını fark ettiğini söyleyerek kendi ismiyle https://markmanson.net adlı siteyi kurmuştur ve sitesini her iki cinse de hitap edecek bir biçimde yeniden dizayn etmiştir.

Ona göre hayattaki kişinin asıl kriteri kişilik gelişimi, doyum ve mutluluk olmalıdır. Bunlara sahip olan kişi istediği statüye, paraya ve sekse de zaman içinde sahip olacaktır.

Kitapları:
- models: attract women through honesty
- the nerd's guide to being confident
- escape plan: ditch the rat race, discover the world, live better for less
- the subtle art of not giving a fuck
"Her şeyi iyi tarafından görmek" gibi bir şey söylenmekteyse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir.
Ölüm bizi korkutur. Bizi korkuttuğu için de onu düşünmekten, hakkında konuşmaktan ve hatta bir yakınımız ölse bile, varlığını kabul etmekten kaçınırız.
Freud'un bir zamanlar söylemiş olduğu gibi, "Bir gün geriye dönüp baktığınızda mücadele günlerinizin en güzel günleriniz olduğunu göreceksiniz."
Aristoteles şöyle demiştir: Bir fikri kabul etmeden onunla oyalanmak eğitimli bir zihnin işaretidir.
Tüm ıstıraplarımızı kalıcı olarak dindirebileceğimiz fikrini severiz. Hayatımızın sonuna kadar mutlu ve tatmin içinde yaşayacağımız düşüncesini severiz.
Ama bunların hiçbirini yapmayız.
Ben ödülü istedim, mücadeleyi değil. Sonucu istedim, süreci değil. Sadece zafere aşıktim, mücadeleye değil.
Ve hayat böyle yürümez.
Nasıl ki insan fiziksel acı çekerek daha kuvvetli kemiklere ve kaslara sahip olursa,duygusal acı çekerek de duygusal dayanıklılığa,daha güçlü bir kendilik duygusuna,daha fazla şefkate ve genel anlamda daha mutlu bir hayta sahip olur .
En radikal değişimlerimizi en kötü dönemlerimizin sonunda yaşarız .Ancak yoğun acı çekince değer yargılarımızı gözden geçirir ve neden bizi mutlu edemediklerini sorgularız .
Mark Manson, Amerikalı bir yazar. Daha doğrusu bir blog yazarı. Yazarı böyle nitelemeyi daha uygun buluyorum... Amerika'da 2 milyondan fazla takipçisi varmış ve kişisel gelişim alanında yazdıklarını bir kitapta birleştirerek paylaşmak istemiş.

Öncelikle kitap, hiçbir şeyi kafaya takmamayı öğütlemiyor. Kitabın isminden yola çıkarak böyle bir düşüncenin içerisine girerseniz yanılırsınız, onu baştan söyleyeyim. Mark Manson da birçok yerde bu açıklamayı yapıyor okuyucuya. Zaten kitabın ana öğretisinin, önemsiz şeyleri kafaya takmayıp enerjimizi önemli şeylerin üzerinde yoğunlaştırmamız tavsiyesi üzerine kurulu olduğunu düşündüğümüzde yazarın bu tavsiyesini gayet makul bulmak mümkün. Gerçekten de asıl mesele neyi kafaya takacağımızı ve neyi kafaya takmayacağımızı seçebilmemizdir.

Bütün kişisel gelişim kitaplarında olduğu gibi, bu kitapta da yazarın ana amacı insanları mutluluğa ulaştırmak. Mark Manson bu kitabıyla kafamıza taktığımız gereksiz şeyleri ve dertleri önemsiz bularak mutluluğa erişebileceğimizi söylüyor. Sanırım bu kitabı diğer kişisel gelişim kitaplarından ayıran temel özellik de son derece güncel konular üzerine tavsiyeler veriyor olması. Ben yazarın vermek istediği mesajların birçoğunun hayatımızın içerisinde yer aldığını ve birçoğunun hepimiz tarafından kafamıza taktığımız gereksiz ayrıntılar olduğunu fark ettim.

Ayrıca yazar hayatın bazı gerçeklerinin bizim tarafımızdan kabul edilmesini istiyor. Diyor ki: "Siz ne yaparsanız yapın,hayat başarısızlıklarla, kayıplarla, pişmanlıklarla doludur ve ölüm vardır." Yani, ne kadar çabalarsan çabala hayatın içerisinde başarısız olabilirsin ve tam başardım derken kafana bir saksı düşüp ölebilirsin...

Kitabın en beğendiğim kısmı ise, sürekli pozitif olmanın hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkar biçimi olduğunun ifade edildiği kısımdı. Kesinlikle katılıyorum yazara bu noktada. Çünkü sembolik ifadesiyle "pollyannacılık" insanları gülümseyen bir ölüye çevirmekten başka bir işe yaramıyor. Son zamanlarda yaygın bir bakış açısı bu. Birçok kişi her şeyi iyi yanından görmenin kendisini mutlu ettiğini söylese de bu bakış açısı bana göre insan doğasına aykırıdır. Zira hayatta mutsuzluk da vardır, başarısızlık da vardır, kaybetmek de vardır. Mutsuz olduğunda veya başarısız olduğunda veya kaybettiğinde hala gülümseyerek etrafa pozitif ifadeler saçıyorsa bir insan, üzgünüm ama insan olmaktan çıkmış gülümseyen bir ruhsuz robota dönmüş demektir.

Kitapla ilgili eleştireceğim tek kısım ise, yazarın son 50 sayfada konudan saparak kendi başarı öyküsünü anlatmaya girişmesiydi. Bu kısımları oldukça gereksiz buldum. Zira benim bu kitabı okumaktaki amacım Mark Manson'un başarıyı nasıl elde ettiğini öğrenmek değildi.

Son 50 sayfasını saymazsak son derece etkileyici buldum kitabı. Pek bana hitap eden bir tür olmasa da okurken sıkılmadım ve verilen örnekleri güncel bulduğumdan keyifle okudum. Sizlere de hitap edeceğini düşünüyorum. Ayrıca kişisel olarak ben geliştim, tamamım artık gibi düşüncelerle sakın kendinizden emin olmayın. Çünkü "Emin olmak gelişmenin düşmanıdır."
Her şeyin iyi tarafından bakmak iyi bir şey gibi görünse de, hayatın kötü yanları olduğunu kabullenerek yaşamak gerek.Kitap size bu kabullenişin ve iyi yaşam sürmenin yönlerinden bahsediyor.
Kitapta adının aksine daha çok,kafaya takman gereken konuların önceliği ve önemini vurgulamış.
Kitapta beğendiğim ilgimi çeken sonradan ün kazanan insanların ün kazanmadan önceki hayatlarını anlatıp neler yaşadıklarını örnek vermesi. Bu kısımlarda gerçekten insan imkansız diye bir şey yoktur diyor.
Okuduktan sonra kendinize farklı bir bakış açısı kazandırabilirsiniz.
Kitap doğum günümde beni üniversite sınavına hazırlayan ve kendisi gibi tarihçi yapan çok sevdiğim ve değer verdiğim öğretmenim tarafından hediye edildi.
Zaten daha öncesinde de kitabı d&r de görmüş ve bir pr ürünü olduğunun farkına varmıştım. Bu ülkede d&r ne okumamızı istiyorsa onu okuyoruz çünkü. Diyeceğim o ki kitabı kendim zaten almazdım. D&rin çok satanlar rafında bulunan hic bir kitabı almıyorum.
Ayrica youtuber ve bloger ayaği altinda takılan beleşçi aylaklardan da ciddi hazzetmiyorum.
Kitabi okurken çok sıkıldım. Hatta okuduğum sayfayı olduğu gibi bırakıp manikür yaptığim filan oldu. Bu derece sıkıldım. Sanırım ben bu tarz "şunu şoyle yap, bunun farkına var" temalı, başkalarının kendi hayatlarından kesitler anlattıgi kitaplari sevmiyorum.
Yine adam efendi adammış. Hepimizin" bencil, beyni olan ezik salyangozlar" olduğumuzu direkt söyleyemediği için 200 sayfa kıvranmiş durmuş. Hayatin çekilmez ve berbat olduğunu, elimizdeki kartları kullanabileceğimiz en mükemmel şekilde kullanmamız gerektiğini ve sonunda ölümle yüzleşeceğimizi çakozladıgımda 8 yaşinda filandım heralde. Ben kitabı sevmedim. Şöyle aylakları da bloger ayağina allah aşkina zengin etmeyin ya
Herkes öyle bir övdü ki bu kitabı, bu tarz kitapları seven biri olarak almadan, okumadan duramadım. Hatta bulabilmek ve ulaşabilmek için epey de çaba sarfettim. Ama sonuç biraz hayalkırıklığı.

Başlarda evet, güzel anlatıyor ama dilini sevmedim derken sonlarına doğru konudan kopmuş olduğunu ve sadece bilgileri kendi düşünceleriyle harmanlayıp insanlara sunmuş, bizde onun birer pr kurbanı olmuşuz hissi inanılmaz ağır bastı. Her yerde bulabileceğimiz kıssadan hisse hikâyeler ile başlayan bölümler, ben de böyle böyle yapmıştım ne kadar da mükemmelim diye biten cümlelere dönüşüyor.
Her bölümün sonunda mutlaka bir övgü hissediyorsunuz, hayır ya degildir derken bile.

Özet olarak her şeyi kafaya takmayın diyor ama bunu uzata uzata anlatıyor ki kitap olabilsin. Başlarda bir yerlerde bağımsızlık özgürlüktür derken, sonlara doğru iyi ki eşime işime bağımlıyım ve özgürüm diyor. Yani başlardaki ile sonlardaki düşünceleri aynı değil. Başlarda her şeyi takan, kariyeri için çalışan insanları kötülerken sonlarda iyi ki bir kariyerim var ve onun için uğraşıyorum demesi kitabı bıraktırma noktasına getirdi.

Ama yine de iyi okumalar okumak isteyene ️
kitabın yazarı mark manson blog yazarlığından kitap yazarlığına soyunmuş ,internet sayfalarından toplanılarak kişisel gelişim kitabı süsü verilmiş. Çoğu yer birbirinden kopuk hikayelerle bezenmiş ismine aldanmayın.kitabin özeti şu cümleler ‘’ hayat poker oyunu gibidir kimine iyi el gider kimine kötü.iyi elin olmasa bile alacağın risklerle kazanabilirsin’’ falan filan
Şahsen kitap uygulayabilme gücü olanlar için muazzam . Tokat gibi uyarılar içeriyor . Hikayelerle temellendirilmiş bilinçli bir kişisel gelişim kitabı. Cümlelerin altını çizmenizi öneririm . Ayrıca hayattan kopmuş ve amaçsız hisseden kişiler içinde realist bir kitap olmuş. Uygulama da zorluk çekenler eyleme geçmeden evvel açıp altını çizdiği cümleleri kendine yeniden hatırlatsın . Değişim için tek sefer okumak yetmeyecektir:) yineliyorum epey sevdim:)
"Hayatınızda hangi ıstırabı istersiniz? Ne için mücadele etmeye hazırsınız?" Bu sorunun yanıtı yaşamlarımızın alacağı şekil konusunda çok daha önemli bir belirleyicidir.

Bir oturuşta bitirdiğim muhteşem kitabın özeti diyebiliriz.
Okudum okumasına da. Yorumumu toparlayamıyorum:)) doğru bildiğim yanlışlar mı varmış acaba:)) hazmedemedim henüz kitabı. Nedense sonlarına doğru sıkıldım. Kitabın başında hatta 100-130 sayfaya kadar olan tarafını daha çok beğenmeye değer gördüm:) sonlara doğru sıktı.
Kafaya takma demiyor:) kafaya takmaya değecek şeyleri tak diyor:) haklı... çok haklı:)
Bir de sanki olumlama cümlelerinin yanlışlığından/ faydasızlığından bahsediyor. Toparlayamayıp oturtamadığım kısmı buydu:)
Kişisel gelişim kitaplarını genelde sevmem . Akıl vermek gibi geliyor bana, genelde kendi dediğimi yaptığımdan ️ Bu kitabı sevdim , bazen kendi içimde gazlanmaya ya birsen aslında bu böyle değil diye söylenmeye ihtiyaç duyduğumda açıp okuyorum tekrardan . Tavsiye ederim ️ Hayat kurtarmıyor fakat iyi geldiği kesin
Mark Manson'un yazdığı bu kitap hayatımda okuduğum en iyi kişisel gelişim kitabı. Öncelikle bu kitap size hiçbir şeyi kafaya takmama'yı değil, neleri kafaya takmanızı öğütlüyor. Yazar zaten hiçbir şeyi kafaya takmamakta aslında kafaya takmaktır diyor. Diğer kişisel gelişim kitaplarının aksine bu kitap Pozitif düşün, Olumlu ol gibi mutluluk satmıyor, dürüst olmayı ve bazen de kötü gidince bununla yaşamayı öğrenmeyi söylüyor.

Hayatımızı şekillendiren ve bakış açımızı sağlayan öz değerlerimiz ve değer yargılarımızı nasıl değerlendirmemizi ve eğitebileceğimizi anlatıyor. Istırap çekmenin ve başarısızlığın kendisinin ilerleme olduğunu farklı bir bakış açısıyla dile getirmiş.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mark Manson
Unvan:
ABD'li Yazar
Doğum:
Austin, Teksas, ABD, 9 Mart 1984
Mark Manson, ünlü bir blogger olarak bilinir ama aynı zamanda bir internet girişimcisi ve yazardır. Çalışmalarında genellikle kişisel gelişim ve deneyimler üzerine odaklanır.

1984 doğumlu Amerikalı eski pickup artist (Kadın Tavlama Sanatçısı). Bu olaya 2007 yılında girmiş olup 2008 yılında işini bırakıp kendini tamamen kendi internet sitesine, pua dersleri vermeye ve dünyayı gezmeye adamıştır. 40tan fazla ülkeyi dolaşmıştır. yakın bir zamanda kendini pua topluluğundan ayırmış ve yaşam koçluğuna başlamıştır.

postmasculine.com isimli siteyi kurarak erkeklere hayatlarında gelişim sağlayacak önerilerde bulunmaya başlamıştır. 2013 yazında verdiği önerilerin aslında cinsiyete özgü kazançlar sağlamadığını fark ettiğini söyleyerek kendi ismiyle https://markmanson.net adlı siteyi kurmuştur ve sitesini her iki cinse de hitap edecek bir biçimde yeniden dizayn etmiştir.

Ona göre hayattaki kişinin asıl kriteri kişilik gelişimi, doyum ve mutluluk olmalıdır. Bunlara sahip olan kişi istediği statüye, paraya ve sekse de zaman içinde sahip olacaktır.

Kitapları:
- models: attract women through honesty
- the nerd's guide to being confident
- escape plan: ditch the rat race, discover the world, live better for less
- the subtle art of not giving a fuck

Yazar istatistikleri

  • 20 okur beğendi.
  • 696 okur okudu.
  • 156 okur okuyor.
  • 592 okur okuyacak.
  • 30 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları