Zaman içine işliyor insanın, neden boşa geçti? Bazen yetersiz geliyor insan kendine; toparlanmak için bir kitap, bir dokunuş, bir söz, bir... , ne ? Onu fark edersen doğrulup harekete geçeceksin ve yeni fikirlere gebe olacak zihnin.
“Ya ölüm? O nerede ?”
Kendini yoklayıp eski ölüm korkusunu aradı... Bulamadı.
Ölüm nerede ? Ne ölümü ? Korku diye bir şey yoktu. Ölüm yoktu ki korku olsun!
Işık vardı ölüm yerine.
—Böyle oluyor demek!— diye kırılgandı birden. —Ah ne mutluluk !
Onun için her şey yalnızca bir an sürdü ve bu anın anlamınla daha hiç değişmedi. Orada bulunanlara göreyse iki saat daha sürdü cam çekişmesi. Göğsünden bir hırıltı yükseliyor, cılız, tükenmiş bedeni seğirir gibi aralıklarla titriyordu. Derken göğsü daha az hırıldamaya başladı... Hırıltılar iyice azaldı.
Üzerine doğru eğilen biri:
—Bitti!—dedi.
İvan İlyiç bu sözleri duydu be içinden tekrarladı : “Bitti! Ölüm bitti... O yok artık!”
Derin bir soluk almak istedi ama soluğu yarıda kaldı... Bedeni birden gevşedi ve öldü./s.83
“Ya gerçekten yaşamam gerektiği gibi yaşamadıysam, bilinçli seçtiğim yaşamım yanlışsa.” /s.78