Mustafa Ercan ERGÜR

Mustafa Ercan ERGÜR
@Gorath
Mekanika: Zamanın Parçaları, Meleran: Çakıldak Döngüsü ve Kutsal Çizme kitaplarının yazarı. Mutlaka deneyin: m.kitapyurdu.com/index.php?route... Yorumlarınızı bekliyorum.

Mustafa Ercan ERGÜR

, bir kitap okudu
9/10
·216 syf.·
Beğendi
·
2021 10. kitabı
Eiiçiro Oda
8.7/10 · 81 okunma
Reklam
Sıcacık Ekmekler
8/10
·63 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
Çocukluk kahramanım diyebileceğim usta yazar Gülten Dayıoğlu'nun kitaplarını, artık uygun yaş aralığına yetişmesi bahanesiyle oğluma da alma ve okutma girişimimin ilk meyvesi diyebilirim. Sıcacık ve çocukları düşünmeye sevk eden minik öykücükler barındıran bir kitaptı sıcak ekmek. Özellikle bir halk hikayesi olan ve kitaba da ismini veren ilk hikayesi ile çok duygusal bir giriş yapıyor. Oğlum okuduğunda çok etkilenmiş ama kendisine de ders çıkartmadan geçmemişti. Bütün öyküleri çok güzel olan bu kitabı gerek oğlumla gerek ondan sonra tek başıma bir daha okuduğumda sevgili Gülten Dayıoğlu'nun ne usta bir kalem olduğunu bir kez daha görmüş oldum.
Sıcak EkmekGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 2009335 okunma
Rivyalı Geralt!
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
Bu kitap yoğun bir sınav gibiydi. Bir önceki kitabın bir yükselip bir düşen politik yapısının üzerine ateşin ruhunu katarak ilerleyen bir yıkım ve hayatta kalma macerasıydı. Özellikle Witcher'ı Witcher yapan sıra dışı yaratıklar ve olayların ana hikaye üzerine nasıl da incelikle yerleştirildiği konusunda yazarı takdir etmezsek olmaz. Okurken yolculuğa ansızın katılan ve ana hikayeden de bağımsız olmayan yaratıklar birer baharat olmaktan çok daha öteydi. İlk defa tanıdığımız Milva, Zoltan, Percival ve Regis gibi karakterlerin tamamı incelikle işlenmiş, ansızın aramızdan ayrılan bir çocuktan bir salcıya kadar tüm yan karakterler ve figüran olması gerekenler dahi okurun aklında kalıcı bir yer etmeden gitmemişti. Kısacası nefis bir karakterizasyon vardı. Okudukça hiç bitmesin dediğimiz yolculuğa, bir önceki kitabın politik kahramanları ve onların dünyaya ateşle döverek verdikleri yeni şekil heyecan katarken biz de o yolculuğun hiç bitmemesini ister olduk. Witcher'ın heyecanlı ama bir o kadar da duygusal, daha da önemlisi çaresiz yolculuğuna dahil olan Milva ve diğer tüm karakterler hikayeyi daha da etkileyici kıldılar. Tanıdığımız ve sevdiğimiz Ciri ve Yennefer gibi diğer önemli karakterlerin bu kitapta daha az yer tutmalarına üzüldüğümü söyleyemeyeceğim. Witcher'ımız Geralt'ı okumak bir okur olarak bana o kadae büyük bir zevk veriyor ki hikayenin ana teması olan Ciri sadece bir obje olarak kullanılsa dahi "hayır" demeyeceğim. Tabii öyle kullanılmadığını da belirtmeliyim. Gerek Ciri'nin yaşadığı değişim, karakter gelişimi gerekse Yennefer'in bunca zamandır nerede olduğu ve sayesinde okur olarak öğrendiğimiz tarihi hikayeler ve hatta kaçışı çok iyi işlenmişti. Yine de iki karakter için de bir önceki kitaptaki Ciri ve Tek Boynuzlu At bölümü tadında bir bölüm olmadığını
Ateşle İmtihanAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20181,426 okunma
Yeni bir tür?
7/10
·224 syf.··
2021 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2021 07:53
Sadece osmanlıya ve o döneme has bazı öğe ve motiflere metinsel olarak yer vermek kitabı Ottomania yapmaya yetmemiş ne yazıkki. Bu öğeleri kuvvetlendirilmesi, yaşayan hale getirmesi ve Osmanlıyı Osmanlı yapan çehrenin daha vurucu bir şekilde içe işlenmesini beklerdim. Yine de ortaya koyulmaya çalışılan fikri takdir ediyorum. Daha da önemlisi punk teması yeterince derin değil. Evet, bir özgürlük arayışı var kitap boyunca ama bunda ifadenin özgürlüğünden ziyade hayatta kalmaya karşı direnç, bu şekilde bir özgür olma arayışını görüyoruz. Daha çok survival denilen hayatta kalma unsuru ön planda tutularak ilerleyen 100 sayfalık ilk bölümün sonunda kurulan yeni bir yerleşke ile birlikte insanın hayatta kalmasından insanlığın hayatta kalmasına dönüşüyor. Aksiyon güzel ama sürekli bir aksiyon ve karakterlere karşı henüz duygusal bağ kuramadan meydana gelen ani ölümler hikayeyi güçlendirmek isterken donuklaştırıyor. Kan ve vahşet okumayı sevenlere hitap ediyor olabilir, yine de ben bunun bile hassasça inşa edilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Dümeni önce duygulara, sonra okura, sonra o kurulan bağı yıkmaya doğru kırmak okurun hikayeye karşı daha duygudaş yaklaşmasına neden olabilirdi. Vahşet o yıkma anında bizi daha derinden sarsmak için kullanılabilirdi. Bazı öğeler ise bilimkurgudan çok fantastik dünya algısı yaratıyor okurda. Buna takılmıyorum hatta türler arası bir eser algısı yarattığı için beğendiğimi bile söyleyebilirim. Keşke vaat edilen ottoman teması daha içselleştirilse ve bizselleştirilseydi. Kullanılan kelimeler ve objelerle sınırlı olmaktan çıkartılarak Osmanlı'nın ruhunu da bizlere yaşatan bir dünya olsaydı. Evet, ottopunk fikri çok güzel ama ne yazıkki bu eserin bu yeni kurulmaya çalışan tür mantığına oturtulamadığını düşünüyorum. Umarım bu bir basamak olur
OttomaniaErim Şişman · İthaki Yayınları · 068 okunma