Mustafa Ercan ERGÜR

Mustafa Ercan ERGÜR
@Gorath
Mekanika: Zamanın Parçaları, Meleran: Çakıldak Döngüsü ve Kutsal Çizme kitaplarının yazarı. Mutlaka deneyin: m.kitapyurdu.com/index.php?route... Yorumlarınızı bekliyorum.
Bu Kavga Bitmez
6/10
·316 syf.··
2021 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2021 13:53
Benim için bitmeyen kitap gibi oldu. Okurken başıma ve kitabın da başına gelmeyen kalmadı. Çok aktarmak istemediğim ve bu güne kadar hiçbir kitabımla yaşamadığım deneyimleri bu kitapla yaşadığımı söyleyebilirim. Büyük bir hayranı olduğu Steinbeck'in bu kitabında gerek anlatım olarak gerekse de olay örgüsü olarak beni hayal kırıklığına uğrattığını söyleyebilirim. Bir kavgayı çok net ve başarılı bir şekilde aktarıyor. Asla bitmeyeceği karakterimiz Mac tarafından da defalarca belirtilen bir kavga bu. Yine de kavganın bitmeden bırakılma şekli açısından (finalde olan olay) çok da tatmin edici değildi. Mac'in anlatıp durduğu şekliyle bitmeyen kavgalar arasında bir geçişi tercih ederdim doğrusu. Toplumsal olaylara işçi toplumunun bakış açısı, dönem insanlarının yaşamlarının ve kültürlerinin aktarılış şekli bizden, kitabı okuyan kişilerden ne kadar uzak olsa da onlara karşı bir sıcaklık hissetmeden edemiyoruz. Yazarın okuduğum ve her sayfasına hayran olduğum Gazap Üzümleri, Fareler ve İnsanlar, Cennetin Doğusu ve İnci gibi kitaplarının yanında sönük kaldığını söyleyebilirim.
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 20167,6bin okunma
Reklam
Kendini o dünyanın bir parçası sayarsın, öyle değil mi?
5/10
·272 syf.··
2021 25. kitabı
"İkimiz de tüm gece konuştuk, ve meleğin kulağına rağmen ikimizde hiçbir şey anlamadık." Kitabın sonundan alınan bu söz aynı zamanda çok şey ifade ederken hiçbir şey anlatmamayı da başarıyor desem? Kitap çok akıcı değildi ama kendince derin bir hikâyesi ve yoğun felsefi bir yanı vardı. Kıyamet sonrası dünyanın yeniden yapılanmakta olan, artık bilinçsel olarak insanlıkları bile belirli bir miktarda yeniden yapılanmış, geçmişe de bu günlerine de geleceklerine de çok farklı bakan insanlarına dair bir anlatıydı diyebiliriz. Bazı noktalarda ilerletmekte zorlansam da bittiğinde güzel bağlanacağını tahmin ettiğim için sekteye düştüğüm o noktaları aştığıma gerçekten pişman olmadım. Son birkaç bölümde, bu incelemenin ilk metnindeki gibi hissettim ve oturup düşünce daha temiz bir anlam yapısı kurabildiğimi fark ettim. Karakterler ile çok zayıf bağ kurduğumu da ayrıca itiraf etmeliyim. Bu da benim kitaba derinlemesine çekilmemin önüne geçti. Birkaç sahnede Günde Bir Kez'e ve onun peşine düşen Konuşan Saz'a öfkelenmedim değil ama bu duygusal itmeler gerçekten çok zayıftılar. Bunun da ötesinde ne kitabın geçtiği kıyamet sonrası dünyayı ve içerisinde yer almayı sevdim (Kıyamet yaşansa bile orada olmaktan heyecan duymalı, bunu zevkle yapmalı okur.) ne de o dünyayı derinlemesine hissederek aldım. Bilimkurgu atmosferi çok güçlü değildi, kurgusal bütünlüğü biraz zorlanarak inşa edilmiş gibiydi ama yine de sonu ile bir parça da olsa kurtarıyordu. Kitap için şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Tane tane, dikkatli okunmalı ve okundukça üzerine düşünülmeli. Anlattığı şeyler okunmayı ve üzerinde düşünülmeyi hakediyor. Bununla birlikte, kitap bittiğinde kendinizi yeniden dünyanıza döndüğünüz için şükrederken bulacaksınız. Hem de gelecekteki o dünyanın gerçekten kıyameti çoktan atlatmış,
Bilim-Kurgu
Makine YazıJohn Crowley · İthaki Yayınları · 202086 okunma
Kalinizi açtırdınız mı?
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2021 09:40
Geliş filminin uyarlandığı orjinal eseri de barındıran, bu nedenle filmi izleyerek heyecan duyan bilimkurgu severleri de çekmek adına Geliş adıyla yayınlanan bu kitap aslında Ted Chiang'a ait novellette'lerin (uzun öyküler desek olur sanırım) bir derlemesi. İçerisinde bir tane de öykü bulunuyor. Öncelikle kitabın bir bütün olarak çok kaliteli olduğunu, her hikâyenin bir diğerinden farklı lezzette, bilimkurguya farklı noktalardan dokunarak sağlam anlatılar oluşturduğunu belirtmeliyim. Ben neredeyse tamamına hayran kalarak okudum. Özellikle Geliş filminin orjinal anlatısı olan Hayatının Hikâyesi yine çok iyiydi. Yine de kitapta, bence, çok çok daha iyi olan, okurken her satırınca hayran kaldığım bir hikâye daha vardı. Bu gibi derleme kitaplarda hep olduğu gibi listemi vereceğim ve az önce bahsettiğim bu hikâyeyi de listemin hemen başında göreceksiniz: 1- Yetmiş İki Harf 2- Hayatının Hikâyesi (Geliş) 3- Babil Kulesi Özel, çok özel olan, listeye koymadığım ama sıradışılığıyla takdirimi kazanan bir diğer öykü de Cehennem, Tanrı'nın Yokluğudur oldu. Önce bu öyküden kısaca bahsedeyim: Cehennem, Tanrı'nın Yokluğudur - İnançsız olmak nedir? Günümüzde bu olgu üzerine düşünmek çok zor değil, değil mi? Herkesin bu konuda kendince fikirleri, yorumları bulunabilir. Zira orada asla görmediğimiz ama varlığına inandığımız (kişiye göre değişecek şekilde inanmadığınız da olabilir) ilahi güçler ve onun çevresinde şekillenmiş bazı olgular var. Bazı kişiler için inanmak da bununla eş değer bir şekilde güçleşebilir. Peki, ya asla göremediğimiz varlıklar görünür olsaydı, güçleri ile bize bazı performanslar sergileseydi -aniden birisine şifa vermek, başkalarının canını almak vb.- ne olurdu? İnançsız biri böyle bir durumda inançlı olur muydu? İşte bu hikayenin vurucu kısmı burada başlıyor.
Bilim-Kurgu
GelişTed Chiang · Monokl Yayınları · 2017377 okunma
İşte Tanrılar!
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
Asimov'un Vakıf, Robot ya da Galaktik İmparatorluk serilerine konu olmayan çok fazla kitabını okumak kısmet olmamıştı. Meğer ne harika serilerden bağımsız romanları da varmış. Şahsen yazarın bu üç seri nezdinde hayranıydım, artık bir o kadar daha hayranıyım diyebilirim. Bu kitaptaki fikir, uygulanış şekli ve Asimov vari o parçalı, öyküsel anlatımı yine çok iyiydi. İlk bölümde Tanrılaşmış bir insanın önünde duramayan Lemont, ikinci bölümde başka bir evrende yaşayan biz insanların yaşamı üzerinde kendini Tanrılaştıran sıra dışı ve muazzam bir kurgusal ırk, üçüncü bölümde ise büyük patlamalar yaratabilecek kadar Tanrılaşan biz zavallı insanların işlenişini ne kadar takdir etsek az. Ve üç bölümde nihayetinde bittiğinde biz okurlar rahatça durarak nefes alabiliyor ve şu sözü söyleyebiliyoruz: İşte Tanrılar! Bu kitabı okuyun, okutturun. Bir bilim kurgu romanının nasıl olması gerektiğini ne kadar da iyi gösteriyor anlatamam.
Bilim-Kurgu
İşte TanrılarIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 2021958 okunma
İç İçe Geçmiş Anlatılar
9/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2021 08:24
Kuşkusuz serinin en çarpıcı kitaplarından birisi olan Kırlangıç Kulesi, kaliteli anlatımı ile okurları kendisine bağlıyor ve onlara çözmeleri için derin bir bulmaca veriyor. Kitap tam olarak bir öncekinin bıraktığı yerden, hiçbir zaman atlaması olmadan başlıyor. Bittiğinde ise uzun bir yol katetmiş oluyor. Her cepheden "Ciri'yi arayış," ve "Onu kurtarış," olgularına son noktayı Ciri koyduğunda okurun yüzünde ilginç bir tebessüm oluşuyor. Kitabın bir dizi hikâye anlatım sürecini iç içe geçirmiş olması ise enfesti diyebilirim. Herkes yaşananları anlatıyor, herkes kendi içine dönüp bakıyor. Kimse masum değil ve daha da önemlisi düşman neden düşman ki? Witcher serisi kalbimde çok ayrı bir yere kuruldu diyebilirim. Türü seven herkesin okuması gerekli.
Fantastik
Kırlangıç KulesiAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20191,222 okunma
Reklam