Bir uykuya cânanla beraber uyuyanlar,
Ömrün bütün ikbâlini vuslatta duyanlar,
Bir hazzı tükenmez gece sanmakla zamanı,
Görmezler ufuklarda şafak söktüğü ânı.
Gördükleri rüya ezeli bahçedir aşka;
Her mevsimi bir yaz ve esen rüzgâri başka;
Bülbülden o eğlencede feryâd işitilmez,
Gül solmayı, mehtâp azalıp bitmeyi bilmez
Gök kubbesi her lâhza bütün gözlere mavi,
Zenginler o cennet'e fakirlerle müsavi;
Sevdaları hülyalı havuzlarda serinler,
Sonsuz gibi, bir fıskiye ahengini dinler....
Bir rûh o derin bahçede bir def'a yaşarsa,
Boynunda onun kolları, koynunda o varsa,
Dalmışsa onun saçlarının râyihasiyle,
Sevmekteki efsun duyar her nefesiyle...
Yıldızları boydan boya doğmuş gibi varlık,
Bir mûcize halinde o gözlerdedir artık;
Kanmaz en uzun bûseye, öptükçe susuzdur,
Zira susasatan zevki o dudaklardaki tuzdur;
Insan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan
Bir sır gibidir az çok ilâh olduğumuzdan.
Onlar ki bu güller tutuşan bahçededirler