Çiğdem Yıldırım

Yeni bir dünya için kapı aralandı. Baharın gelişi gibi muhteşem. Burada bize düşen iyiliğin peşinden gitmeye devam etmek. Olabildiğince arınmak gerek. AN’da kalabilmek… Yeni dünyayı sevgiyle kucaklayın ve ışıkla kalın 🌸
Reklam
Adına şiirler yazacağım O beyefendiyi arıyor gözlerim Tâbi kendilerini şiire layık görebilirsek O narin dizeleri… Mar aramıza girmeseydi Belki şimdi başka olurdu. O bir yerde ben bir yerde… Bazen düşünüyorum Nerede, ne yapıyor şu an? Ben şimdiyi hayal ediyorum Andayım onunla. O ise… Böyle böyle biraz daha geçiyor zaman Ona daha da yakınlaşıyor muyum Ya da daha fazla uzaklaşıyor muyum Bilmiyorum. Bildiğim tek şey… Ona dair tasvirlerim bitmek bilmiyor. Elbet bir gün yollarımız kesişir. Belki de çoktan kesişti biz bilemedik Çünkü hâlâ mar aramızda. O gün geldiğinde O da bana layık gördüğü şiirleri yazar mı? ~Çiğdem Yıldırım~
Her gün aynı Jules
Her gün bir öncekinin aynısı İçimdeki hoyrat yalnızlığın sembolü Bir bilet aldım belki o tren gelir diye Bekle bekle kaç bilet tükettim Her günün aynısı… Olması gerekenler oluveriyor Elbet ama… Ben olması gerekenleri değil, Olmasını istediğim olsun istiyorum Bazen çok şey mi istiyorum diyorum Hayır diyor uzaklardan bir ses Onca yırtıp attığın biletleri, Görmüyor musun diyor. Bırak yakamı Jules diyorum. Bırak da ben de görmek istediğimi göreyim. Bu kadar sevgi dolu olma Jules! Her şey aynı, herkes aynı… O tren hiçbir zaman gelmeyecek Jules. Hiçbir zaman… Bırak da farklı kılayım Bırak da bu gökyüzü Yalnızca bana ait olsun… ~Çiğdem Yıldırım~
Kaldırımda yürürken düşündüm zemherim Adına tane tane dizdiğim Onca sessiz dizeler vardı Önünü ilikleyip de karşına çıkma cesareti bulamayan… Oysa her birinde senin adın geçtikçe Onure olurdu o mahsun dizeler. En çok da yağmurlu havalarda Derin duygularımı kalemle tanıştırırdım Hallerinden pek de memnunlardı Ah bir bilsen… Başı dik mağrurdu bazıları Bazıları da inci gibi narin. Onları okumaya kıyamazdın Tıpkı badem gözlerin gibi… ~Çiğdem Yıldırım~