Okuma kulübümüzün "Yaşayan Yazarlar" etkinliği kapsamında Murat Gülsoy ile birlikte Ve Ateş Bizi Tüketiyor kitabının toplantısına katılıp, yazarla tanışma şansını yakaladım. Sol beyni aktif olan yazarların kaleminden farklı bir doyum alıyorum doğrusu. Murat Gülsoy da benim kesinlikle külliyatını bitirmek istediğim yazarlardan..
Tersten de okunuşu aynı olan Latince palindrom bir cümleyle ile başlıyor kitap. İlginçtir ki yazar kitabın sondan başa doğru da okunmasında hiçbir sakınca olmadığını belirtiyor.
Olay örgüsünden bahsetmek gerekirse kahramanımız evinde bitki çayı demlemek üzereyken kapı çalar, yaşlı komşusu eşinin kaybolduğunu söyler, kendisinden de yardım ister. Tanımadığı bu yaşlı adamı, elinde eski bir kimlikle gece boyunca aramaya başlar. 78 model Nova’dan, hilal şeklinde kolye takan hemşireye, üniversitenin bodrum katından, kokinalı kadınla dansa, huzurevinden, gecenin insanları radyosuna, mabet ağacı, tavus kuşu gibi birçok meteforik simgelere doğru ilerler. Evet bir arayış hikayesi ve o yolculuğa okurun da eşlik ettiği bir arayış.
“İllegal Matematikçiler” bölümü bir matematikçi olarak benim için oldukça ilgi çekiciydi. 1930’larda bir grup Fransız matematikçi bir araya gelip matematiğin seyrini değiştirmeye karar verip makalelerini ‘Nicolas Bourbaki’ adıyla yayınlıyorlar ki hâlen de bunlar referans kitaplarıdır.
Altını çizeceğiniz birçok cümle olmasının yanında kitaba ara verip araştırmaya hatta durup düşünmeye, harekete geçirmeye iten bir okuma olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Sonuçta “Mesele dünyayı anlamak değil, değiştirebilmek” [s. 233]
https://1000kitap.com/gonderi/120921998
Bu alıntıdan yola çıkarak belki de gecenin karanlığında dolaşırken bilinçaltına da giden bu yolculukta insan en çok kendini, kendi iç dünyasının kaydını aramıyor mu?