Kitapların kendisine sunabileceği şeyin en iyisi, karşısındaydı işte. Kanlı canlı bir insan suretinde akıl ve bilgi vardı önünde. Martin kendi kendine sürekli "Ben senin ayağının altındaki tozum" diye tekrarlıyordu.
Sen de beni seviyorsun. Peki beni neden seviyorsun? Bende beni yazmaya zorlayan şey neyse, seni bana çeken de o. Beni seviyorsun, çünkü tanıdığın ve sevebileceğin herkesten farklıyım.
Oysa aşk, aklın ötesinde, üstündeydi. Martin aşkı asla küçük görmezdi. Aşka tapıyordu. Akıl Vadisinin ötesindeki dağların zirveleriydi aşkın memleketi. Varoluşun yüce bir hali, yaşamın zirvesiydi ve çok ender bulunuyordu.