KAN BULAŞAN MEZARLAR
köhneliğinin, eskilliğinin ayırdında
yerini yadırgayan, hayatsız bir ağacım.
solgun dallarım
titrek yapraklarını
birer ikişer düşürüyor.
alışkın olduğum
durmaksızın yinelenen
bir tedirginlik var üzerimde.
büyümeyen başağın tepesine konan tomurcuk
yitik düşlerimizle alay eden palyaço
ve gövdemi baltalayan ormancı
gökyüzünün ve geleceğin
sonsuz olmadığını hatırlatıyor.
şimdi neresini temizlesek dünyanın
tanrı işte tam oraya tükürüyor .
neresinden başlasak düzeltmeye
önce orayı dağıtıyor.
her şeyin rengi, biçimi değişti.
düşler, sözcükler ısıtmıyor tenimi
avutmuyor kalbimi.
tek gerçeğe iman ettim de ferahladım, yaşıyorum: Bir gün hepimiz
diğerinin mezar taşına, kanlı elleriyle dokunacak.