“Peki, nasıl geçmişe döneceğiz?”
Geçmişe dönmek kusursuz bir çözüm olurdu. Öyle olsaydı, dünyada ne acı ne üzüntü kalır ama kimse bugünün değerini bilmezdi.
Bu saat denilen şey ne kadar lüzumlu, ne kadar da mühim bir alet olduğu halde, bazı kere insanın ne kadar da canını sıkar! İnsanın duvara çarpıp kıracağı gelir. Çünkü çabuk yürümez, arzu ettiğiniz zaman inadına aheste gider ve hiç yürümemesini istediğiniz vakitlerde de macuncu fırladığı gibi fırıl fırıl döner.
Sayfa 194 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu