Bayıldım bayıldım bayıldım…
Kitap ile iç içe geçiyorsunuz, yeni bilgiler de ediniyorsunuz, cümleler öyle güzel ki hiç kopmak istemiyorsunuz kitaptan. Okumanız tavsiyedir
“Bir yaralı kuştum, uçtum senden uzaklara “
Yeryüzünde yaşayan yaralı kuşların hikayelerini okudum.Ayrı ayrı dünyalara yolculuğa çıktım, göklerden yere çivi gibi çakıldım.Her yolculukta gök gürledi, şimşek çaktı, yağmurlar sel gibi ıslattı yeryüzünü ben ıslanamadım. Her hikayede,birinin yerine geçtim ama çıkış yolu bulamadım.Bu hayatlar gerçekti, hepsi vardı bir yerlerde yutkunamadım.Hayalet gibi içimizden geçip giden,sessizce kainata tutunanların hikayeleri.
Üzülmeye utandıran, boğazınıza takılmış balık kılçığı gibi acı veren hikayeler…Okumanız tavsiye …
Buenos Aires’te yaşayan, ismi verilmeyen bir kadın anlatıcının gözünden aktarılan bu roman, sanatla harmanlanmış bir içsel yolculuk. Anlatıcı bir yandan göz hastalıklarıyla (özellikle optik sinir iltihabı) mücadele ederken, diğer yandan yaşadığı hayata, geçmişine ve ilişkilerine tutunmaya çalışıyor.
“Görmek sadece gözle olmaz; bazen ruhun da görmesi gerekir. Ve bazen bir tablo, kelimelerin anlatamadığını anlatır.” diyerek özetleyebilirim kitabı.
Kitapta geçen ressamların hayatları hakkında da bilgi sahibi oluyorsunuz. Parçalı anlatım olması biraz yordu ama okuduğuma değdi.
#kitapyorumu
“Ben yalnızca biri değilim. Ben, birbirinden habersiz yaşayıp ölen birkaç kişiyim.”
Tabucchi’nin 20 kısa düş-öyküsünden oluşan bir kitap. Her bir düş, tarihten ya da edebiyattan önemli bir kişiliğe aitmiş gibi yazılmış. Yani Tabucchi, hayali bir şekilde bu kişilerin düşlerini “görmüş” ve onları yazıya dökmüş. Kitapta yer alan karakterler arasında Galileo Galilei, Goya, Rimbaud, Borges, Freud gibi isimler bulunuyor.
Yani bu kitap, gerçek kişilere atfedilen hayali rüyaların birleşiminden oluşuyor. Rüyaların dili sembolik, şiirsel ve oldukça yoğun.“Düşler Düşü”, sıradan bir öykü kitabı değil; edebiyat, felsefe, sanat ve psikolojiyle örülü, çok katmanlı bir düş atlası gibi. Özellikle içindeki kişilerin hakkında bilgi sahibi değilseniz,hayatlarına dair ufak bir araştırma yapmanızı öneririm,ancak o zaman daha anlaşılır olacaktır.
Sevdim mi derseniz çok farklı bir kitaptı ve güzel bilgilere ulaşma imkanı bulduğum için çok sevdim. 50 sayfalık bir kitap ama felsefi yönü oldukça güçlü.