Bir horoz ağacın dalına çıkıyor. Bağıyer ki aşağıdan bir tilki geliyer. Ağacın dibina gelinca:
"Selamunaleyküm horoz ılgazı"
"Aleykümselam tilkiların şahbazı"
"En aşağı kılah sabah namazı"
"Az yavaş aşağtan iki avcıyla bir tazi geliyer. Onlar da gelsinlar, beraber kılah sabah namazını." (Gulica köyünden şivesi ile derleme Horoz Türküsü) (S:46)
Bilinçaltı küçük bir çocuğun baktığı yerden bakar dünyaya ve duygu odaklı çalışır. Onu görmezden gelerek hareket ettiğini zannetsen de o, her zaman hissetmeye devam eder. (S:26)
Sadece gözü ile görenler, kulağıyla her duyduğuna inananlar, hem kör hem sağırdırlar. Görmek ve duymak tek başına hiçbir şeydir... Bu insanlar yürekleriyle hissedemezler çünkü. (S:137)