Bu kitapla müthiş bir duygu yoğunluğu yaşadım.
Filiz hocam, kitaplarında sosyal mesajlar vermesinin yanında; düşünme, analiz etme, öğrenme ve olaylardan ders çıkarma mesajları da veriyor.
Komiser Sezin ile birlikte cinayetleri araştırırken, onlara neden olan sosyo-külturel örnekleri de ele alıyor, bilgileniyorsunuz.
Kitaptaki Avukat Derviş Kökmen'in kör olması, en yakın dostunun sağır ve dilsiz Kadim Bey olması. Ben ve dostum Selma'yı çağrıştırdı. Hatta nasıl anlaşıyorsunuz sorusunun cevabı da bizi özetliyordu aslında.. verilen mesajlara da ne kadar çok duygulandım anlatamam.
Kitabın sonundaki teşekkür kısmında isimlerimizi vermeden bizden etkilendiğini belirtmesi de Filiz hocamın asaletindendi.
Kebbat-1 ile bize kişileri tanıtan ve kitabın ana kurgusuyla başlayan yazarın, konu devamını Kebbat-2 ile aksiyonu bol bir şekilde sürdürür. Kebbat-3 de ise toplumların kanayan yarası ensest, pedofili gibi konuları işliyor. Sizin okurken anladığınız, tipik bir polisiye olmaktan öte, neyin ne olduğunu ve nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini de öğrenmiş oluyorsunuz.
Gerçekten, müthiş bir kurgu bu kitaplar.. Kebbat serisini şiddetle tavsiye ederim. Hatta köşe yazılarıma konu bile edinebilirim.
Filiz hocam, emeğinize yüreğinize sağlık, dilerim okurunuz çok olsun.
Alıntılar:
Sakın! Arkana bakma... Birçok erkek hayatındaki insana şiddet uygulamadığı için iyi bir insan olduğunu düşünür ama acı için şiddete gerek yoktur. Aldatmak acıtır, sessizlik acıtır, yalanlar acıtır. Iyi bir insan gibi davranan zalim bir erkekten daha tehlikeli birşey yoktur. (S:59)
Hayatınızı, sustuklarınızı duyan biriyle geçirin, konuştuklarınızı duymayan biriyle değil. (S:133)
Sadece gözü ile görenler, kulağıyla her duyduğuna inananlar, hem kör hem sağırdırlar. Görmek ve duymak tek başına hiçbir şeydir... Bu