Hayy Bin Yakzan 21 yaşın sonuna kadar düşünce yoluyla bu bilgi düzeyine ulaştı. Bu zaman içinde nesneleri kullanma konusunda birçok yöntemler geliştirdi. Hayvanların derilerinden kendine elbise ve ayakkabı yaptı. Hayvan kılları, ebegümeci, hatmi kamışı ve telli otların tellerinden iplikler elde etti. Elbise yapmak amacıyla suda biten sazlardan, dikenlerden, taşlarla keskinleştirdiği kamış parçalarından kanca ve iğneler yaptı. Bunları kullanarak hayvan derilerinden bedenine elbise, ayaklarına ayakkabı uydurdu...
Bütün bunları hep hayvanlar gibi fıtrî silahtan mahrum olduğu için yapıyordu. Fakat elleri sayesinde, mahrum olduğu fıtrî silahtan daha iyisini yapabiliyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ateşe olan ilgisi bir tutku haline dönüştü. Ateş, o zamana kadar gördüğü şeylerin en şereflisiydi ona göre. Alevlerin sürekli yukarıya yükselmesi nedeniyle ateşin gök cisimlerinden bir cisim olma ihtimalini düşündü.
Düşüncesi darmadağın oldu...
Bedenden bütün bütün nefret etti.. Kendisine acıyan, onu emziren, şefkat kucağına alan şeyin beden olmadığına; ancak bedeni yuva edinip sonradan terk eden şey (yani ruh) olduğuna kanaat getirdi.
Hayy, ceylanın hareketsiz bir şekilde yattığını görünce feryat ve figana başladı. Öyle ki üzüntüden helak olacak dereceye geldi. Birbirlerini çağırmak için alıştıkları ne kadar ses seda varsa hepsiyle çağırıp bağırdıysa da ceylan hiç kıpırdamıyor, hiçbir cevap vermiyordu.