" Lakin şunu söylemeliyim ki, kılıç darbeleri bile bazen bir söz kadar etkili olmayabilir. Kılıçların bile kaçıramadığı yerde beni bir söz kaçırabilir. "
" Size asla güvenemem! Size güvenmek ateş üzerinde bir buz parçasına ya da gün ışığında dolu tanesine güvenmek gibi bir şeydir. Sizin faziletiniz, suçlu kim ise ondan yana tavır koyup adalete lanet okumak. O yüzden yükselmekte olan her insandan nefret edersiniz. Sizin sevginiz ise, hasta yatağında, hastalığını artıracak şeylere heves eden adamın isteklerine benzer. Sizin iyiliklerinize bel bağlayan biri, kurşundan yüzgeçlerle yüzmeye çalışan bir balığa benzer. Ya da ufak bir kıymık parçasıyla koca bir ağacı kesmeye çalışmaya. Asmalıyım sizi! Size güvenir miyim ben! Her dakika aklınızdaki fikir değişiverir ve şimdi nefretinizi kustuğunuz adamı bir süre sonra soylu diye çağırır, baştacı ettiğiniz birini de bir anda alçağa dönüştürüverirsiniz. Meseleniz nedir, şehrin birkaç noktasında toplanıp soylu senatoya karşı niye haykırıp duruyorsunuz? Tanrılar adına birbirinize saygı öğreten ve bu düzeni koruyan onlar değil mi? Uğraşları nedir sanıyorsunuz? Peki sizin amacınız nedir?"