“Rüzgâr bir insan gibi ıslık çalıverdi ben camın önündeyken. Hemen sağa sola bakındım. Geldiğim patika yola göz gezdirdim, kimseyi göremedim. Önce pencerenin altına , sonra giderek yukarı kısmına karartı çöktü. Bir şeyin arkamda hareket ederek sinsice yanıma sokulmasından ürktüm. Ensemde varlığını hissediyor gibiydim. Hızlı adım atıp başımı çevirdim. Karartı giderek insan siluetine büründü. Boyumdan büyük, iri elleri olan küçükbaşlı gölgemden kaçtığım için kahkaha attım.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“ Kitaplarımın arasındaki sayfalarda kaybolmasaydım yüzümdeki siyahlıkla baş etmem daha zordu. Bu oda, aynı zamanda dünyaya geldiğim karanlık kutu. Odanın bir köşesi var ki hiç aydınlık değil. Yaz günlerinde camın dibindeki sandalyeye oturup ciltli kitaplarımdan birini zevkle okurum. Bir defasında sevdiğim kitaplarımı rafta bulamadım. Kitabın üstüne toz biriktiğimden annem yerinden kaldırıp saklamış, bana geri vermedi. Günlerce suratıma bakmadı. Tozdan ve kirden dert yanıp durdu. Kimi günler odadaki kör noktaya vuran gün ışığı loş ortam yaratır ve duvara bir gölge yansıtır. Bunlar iyi hatıralar değil.”