Gülay

Gülay
@Gulay___
“Sadece ben kendimi duyuyor ve anlıyorum, öteki insanlardan daha iyi değilsem bile en azından başkayım” instagram.com/karganinelyazmasi
9/10
·118 syf.·
2025 18. kitabı
Kitabın arka kapağında “ umarım kapağı çevirdiğinde aradığını bulursun” cümlesi yazıyor. Öykü seven biri olarak bir öykü kitabında ne olması gerekiyorsa onu buldum. Akıp giden sizi içine çeken satırlarda samimi, hayatın içinden, bizden yaşamlara konuk oldum. Yazarın dergi yazıları ve zaman zaman karaladığı cümleleri daha önce okuduğumdan her öykünün birbirinden güzel oluşuna şaşırmadım. İnsanların, en çok kadınların yaşadığı tükenmişliğin, yalnızlığın ve o yalnızlığın içinde değersizleştirilmesini sonra o unutulmuş kadınların kendini yeniden bulma hikayelerini okudum. Çoğu öyküde evet bu benim ben de böyle yapmıştım diyeceğiniz, belki aynı keşkelere sahip olacağınız yerler olacak. Kapıyı daha erken çarpıp gidebilseydim daha mutlu olabilirdim diyeceğimiz kitabın ilk öykülerinden olan Şükriye ve Sibel’i anlayacağınız onlara üzüleceğiniz satırların su gibi akıp merakla sonraki sayfaya geçeceğiniz hikayeler. Öykü seversiniz çok seveceksiniz.
1000Kitap
Derme Çatma HayatlarTuğçe Hepkaradagiden Özdeş · Odessa Yayınları · 202522 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·64 syf.·
2021 85. kitabı
Esere adını veren öykü ile birlikte toplamda on kısa öyküden oluşuyor.Öykülerin çoğunda dışarıdan baktığınızda, evin içinde yumuşak bir havanın estiğini düşündüğümüz ancak çoğunlukla hüznün, sitemin, acının, yalnızlığın ,kimsesizliğin, eksikliğin, fazlalıkların bazen dışlanmışlıkların hüküm sürdüğü bazen de yaşamın aslında herkes için zor olduğunu, sıradan insanların sıradan hayatlarının içine serpiştirerek anlatmış. Aile baskısını, aynı evin içinde öteki olmayı, görmezden gelinmeyi dışarıda ise toplumsal sorunların ele alınışını okuyoruz.Sade anlatım diliyle çok şey sığdırmış satır aralarına. Her öyküyü beğensem de “Fazla Parmak Göz Çıkarmaz” da var olsa da varlığı görülmeyen, önemsenmeyen, eksiğinin onu fazlalık gibi gösterdiği yerde umudunu annesinin çiçek ektiği saksıda bulan çocuğun öyküsü ile mizahi tarafı ile güldüren “Mualla, Oh Ne Âlâ Ne Âlâ” oldu. Her öykü tanıdık, her öykü biraz sizden biraz benden biraz da hayatın içinden.Yan komşunuz ya da yanıbaşınızdan geçen birinin hikayesi. Kızarak, sevmeyerek büyütülen çocuklar da var var olan düzene isyan da. Ama en çok üzerinde iz bırakılan çocuklar var. Tıpkı alıntıda yerini bulan çocuklar gibi… “O zamanlar ben de her mutsuz çocuğun kurduğu o hayali kurardım.Benim gerçek annem bu kadın değildi,çünkü gerçek anneler çocuklarını bu kadar dövmez,nefretle bakmaz biliyordum, gerçek anneler peri gibi bir şey oluyordu.Ama inanıyordum,bir gün gerçek annem gelecek ve beni alıp götürecekti o evden….hep gülecekti bana.İlk işi sarılmayı öğretmek olacaktı…ben de otuz yaşıma geldiğimde hâlâ annem beni neden sevmedi diye düşünmeyecektim.” Kısacık bir zamana sığdırılabilecek güzel öykülerdi.Yeni ve güzel bir kalemle tanışmak isteyenlere tavsiyedir
Edebiyat
Kapanda Bir HayalBurcu Ünlü · İthaki Yayınları · 2021350 okunma