içimde hep bir geç kalmışlık duygusu var. sanki hayat benden önce başlamış ve ben yetişememişim gibi. anlatmaya kalksam eksik kalıyor, susunca da içimde çoğalıyor. bu yüzden çoğu zaman sessizliğe sığınıyorum.
insan her yaşta bir eşiğin önünde duruyor. çocukken büyümeyi çözüm sanıyor, büyüyünce de geçmişi özlüyor. oysa mesele yaş değilmiş; yük değişiyor, ağırlık artıyor. biz ise her defasında biraz daha sessiz, biraz daha yorgun kalıyoruz.