"insanlar yaşama nedenlerini pek çabuk öğreniyorlar," dedi yaşlı adam, gözlerindeki beliren acıyla." Belki de gene aynı nedenle hemen pes ediyorlar. Ama, dünyanın hali böyle işte."
"Her gün birlikte olma gereksinimi duymaksızın, her zaman yeni dostlar ediniriz. Papaz okulunda olduğu gibi her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü,efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini efili efiline bildiğine inanır.
Ne var ki, hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez."
"Narkissos için ağlıyorum, ama onun yakışıklı olduğunu hiç fark etmemiştim ben. Narkissos için ağlıyorum, çünkü sularıma eğildiği zaman, gözlerinin derinliklerinde kendi güzelliğimin yansımasını görebiliyordum."
"İşte çok güzel bir hikâye," dedi Simyacı.