Gulbz

Gulbz
Eppur si muove
Tüm düşüncelerin, duyguların, çoşkuların, davranışların ve olayların ebediyen kaydedildiği bir yer var ve yıllar sonra bile, onları tavan arasında bir kenara bırakılmış, korunmasız, dıştan bakışta hiçbir işlevi olmayan nesnelermişcesine yeniden bulabiliriz. Aslında onlar, bizim tüm varoluşumuzu etkilemeye ve koşullandırmaya devam ederler. Gerisingeri dönmen gereken tek yer orasıdır. Kendini yüreğinde bağışlamak, geçmişi içindeki bütün safralarıyla yeni baştan değiştirecek güce sahiptir. Eğer özüne döner, kendini gözlemlersen hayırlı olan her şeyin olduğunu, olmayanınsa çözülüp gittiğini göreceksin. En haksız olaylar, hareketler ve koşullar insanı daha yüksek bütünlük düzeyine, birlik ve özgürlük basamaklarında yükselmeye davet ederler.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Gulbz

, bir kitap okudu
10/10
·444 syf.··
2025 7. kitabı
Stefano D'Anna
8.1/10 · 5,6bin okunma
10/10
·444 syf.··
2025 7. kitabı
Doğu/Hint felsefesinde geniş yer tutan, "klishta"yı ortadan kaldırarak -dış dünyanın yansıttıklarını alıp kendi içinde yanıltıcı bir düşünceye çevirmek ve bu yanılsama içindeki düşünceyi doğru olarak kabul etmek demektir, renklendirme anlamına gelir- insanın kendi özüne bakmasının önemine sıklıkla değinen ve gene batı felsefesinde geniş yer tutan, Apollon tapınağı kapısında yazan "kendini bil" yazısı ile somutlaşan bir ifade olarak, insanın kendini tanıması ve buna göre davranması gerektiği, böylelikle kendinde kusursuz olmayan şeyleri silerek yeni bir gerçeklik yaratması, bu sayede mümkün olanın en iyisine ulaşmaya çabalamasını salık veren bir kitap olarak aklımda kaldı. Fakat şurası özellikle ilginçti: " Geçmişin değişebileceğini söylediği kısımda, kendini değiştirirsen geçmişte yaşadığın ve o davranışın nedeniyle sebep olan olayların etkisi de ortadan kalkar onlar da biçim değiştirir. Aslında geçmiş şimdidir. İkisi birliktedir. "diyor. Geçmiş nasıl değişir? Sen o sırada neyi neden yaptığını anlayıp davranışını, tutumunu, düşünceni, duygu dünyanı değiştirirsen, aslında geçmiş de değişmiş olur. Çünkü hem o olaylar artık yeni bir anlam kazanmıştır, hem de geleceğin geçmişi olan şimdi, artık öğrenilmiş olan yeni davranışın, tutumun ve düşüncelerin sayesinde farklı yönde şekillenir.
Tanrılar OkuluStefano D'Anna · Sinedie Yayınları · 20155,6bin okunma
10/10
·240 syf.··
2025 6. kitabı
İlk bölümlerde ağırlıkla psikolojinin, kitabın geneline sirayet etmiş felsefi öğelerin, Tanrıların savaşı ve insanın yaratılışı kısımlarında mitolojik karakterler ve hikayelerin, bilhassa son kısımlarda postmodern dertlerimizin ustaca harmanlanıp merakı diri tutan bir akışla sergilendiği kitapta, en fazla etkilendiğim kısımların, "hakikatli rüyalar esnasında" kısmında yer alan "içimdeki boşluk, "sende kalan eşyalarım" ve "pişmanlık" kısımları olduğunu söyleyebilirim. Öykü şeklinde tanılmlanabilecek bu metinlerin, duygu katmanlarını okuyucuya yaşatan detaylı ve her birimizin muhakkak yaşadığı/yaşayacağı olayları içermesi nedeniyle yüksek düzeyde empati duymasını sağlayan bir örgüsü olduğunu söylemek mümkün. Lou Andreas-Salome ve Rainer Maria Rilke, Ingeborg Bachmann ve Paul Celan, Martin Heidegger ve Hannah Arendt arasındaki aşk hikayeleri kitabın 116. sayfasındaki kısmı ile özetlenebilir sanıyorum. "Lou Kiev'deki akasya ormanında Rainer ağlama krizine tutulmuşken, dehşete düşmek ve donup kalmak yerine neden Rainer'le birlikte ağlamamıştır? Bu yaşantıdan sonra, neden Rainer'i kollarına alıp yalnız gecelerin karanlığından kurkusunu azaltmak yerine, ona yatağını kapamıştır? Neden "parçalansın diye, düşmesine izin vermiştir?" En az bir kez sormuşuzdur belki: "O aşktan ne anlıyordu? Aşk nedir?" Öte yandan sayfa 158'deki bu kısım aklımda kalacak olan yer: Schopenhauer, "bir insanın başına gelebilecek en iyi şey doğmamış olmaktır," der. Nietzche'nin, insanın gerçekten neye ihtiyacı olduğunu çok iyi bilen o yaşam filozofunun, dostları için haykırdığı iyi dilek mesajını hatırlamalıyız burada: "Sevdiğim insanların acı, yalnızlık ve hastalık çekmelerini, başkaları tarafındn itilip kakılmalarını, hakarete uğramalarını dilerim- dilerim kendilerine karşı derin bir hoşgörü
Bir Terapistin Arka BahçesiAlper Hasanoğlu · Pinhan Yayıncılık · 0119 okunma