Gülden Gümüş

Gülden Gümüş
@Guldenizada
Kitap okumak; yemek yemek, su içmek gibi benim için. Okumadan yapamayangillerdenim ben de.
Modelist
Lisans
İzmir
1983
358 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
O küçücük bir kene, ama içinde öyle bir...
Keneyle ilgili kısmı okurken içim garip biçimde hem ürperdi hem de hayranlıkla genişledi. Küçücük bir canlı, dışarıdan bakınca “basit” dediğimiz bir beden… ama içinde öyle bir biyolojik sabır makinesi var ki, neredeyse mistik görünüyor. On sekiz yıl. Beslenmeden. Karanlıkta. Koku, ışık, ısı gibi birkaç işaret peşinde. Evrimin ona bahşettiği o minik sensörlerle bir memelinin yakınına düştüğü anı bekliyor. Bir nevi biyolojik “umut”. Ve o an geldiğinde hiçbir dramatik müzik yok, hiçbir kahramanlık edası yok; sadece türünü devam ettirme dürtüsüyle milimetrik bir sıçrayış… Sonra yavrularını bırakıp tükenmek. Bitti. Biz insanlar bu döngüyü çoğu zaman “ilkel” diye küçümsüyoruz ama Frans de Waal’in de anlatmak istediği şu: Zekâ yalnızca problem çözme kapasitesi değil. Bazen bir canlı, kendine ait daracık ama müthiş optimize edilmiş bir varoluşla yaşamın en sade ama en güçlü halini gösteriyor. Kene, kendi ölçeğinde bir evren uzmanı; sadece üç sinyalle bütün hayat kararlarını verebiliyor ve o üç sinyal öyle kusursuz seçilmiş ki milyonlarca yıldır bu strateji işliyor. Bizim gibi karmaşık zihinleri olan türlerde ise çoğu zaman o üç sinyali bile doğru okuyamıyoruz. O minik canlının döngüsü bende tuhaf bir saygı uyandırıyor, çünkü doğanın zekâsı bazen bireylerde değil, süreçlerde ve dayanıklılıkta saklı. Kenenin hayatı, “ben kimim?” sorusu sormadan bile kusursuz ilerleyen bir sistem. Bizimse sorularla dolu zihnimizle o sadeliği çoğu zaman kuramayışımızın güzel bir karşı örneği. Bu tür örnekler kitaptaki en sevdiğim türden: İnsanı döndürüp kendi kibriyle yüzleştiren?
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Öğretmenler günü kutlu olsun
Öğretmenlik, kutsallıkla yüklenen bir unvan değil; insanın insan üzerindeki en derin etkilerinden biri. Ve insanın olduğu yerde farklar, kırılmalar, eksikler de var: Işığı çoğaltan öğretmen de var, o ışığı gölgelemeden duramayan öğretmen de. Birine bir kelime ömrünü değiştirir, bir diğeri söylemediği bir cümleyle bile yıllarca iz bırakır. Tam da bu yüzden öğretmenlik hem en yüce hem de en tehlikeli mesleklerden biri… Çünkü bir çocuğun dünyasına dokunan herkes, ister farkında olsun ister olmasın, onun geleceğini şekillendirir. Bugün, yalnızca mesleği icra edenleri değil; Sorumluluğunun ağırlığını taşıyabilen, merakı koruyan, düşünmeyi öğreten, Ve çocukların dünyasında gerçekten yer açabilen öğretmenleri anıyoruz. Gerçek değişim hâlâ sınıfın içinde… Ama o değişimi herkes yapamıyor, herkes taşıyamıyor. Taşıyabilenlerin günü kutlu olsun.
24 Kasım Öğretmenler Günü
aklımda yine deli sorular
Hepimiz biliriz biraz da olsa, insanın varoluşu, ait olma arzusuyla başlar. Henüz bilincimiz uyanmadan bile, bir yere, birine, bir bütüne dahil olma ihtiyacıyla yaşarız. Ama ne kadar çok dahil olursak, bir o kadar da eksilmeye başlarız. Çünkü her aidiyet, bir sınır çizer ve her sınır, bizi hem tanımlar hem de kısıtlar. Felsefe tarihine baktığında, bu gerilim hep oradadır: Platon’un idealar dünyasında insan “asıl yurdunu” hatırlamaya çalışır, Heidegger “insan, dünyaya fırlatılmış bir varlıktır” der, Sartre ise “özümüz yoktur, kendimizi yaratarak var oluruz” diye seslenir. Hepsi, farklı bir dilden şunu söyler: Aidiyet bir başlangıçtır, ama kalınacak yer değildir. Çünkü insan, aynı anda hem kök hem rüzgâr olmak ister. Pek de başaramaz ya orası bize kalsın. ☺ Bir yere bağlanmadan var olamaz, ama bağlandığı yerde kalırsa da boğulur. İşte bu yüzden, aidiyetin paradoksu kaçınılmazdır: Ne tam olarak ait olabiliriz, ne de tamamen kopabiliriz. Belki de olgunluk, ait olmaya çalışmaktan vazgeçmek değil, aidiyetin biçim değiştirebileceğini fark etmektir ne dersiniz buna? Bir yere değil, bir bilince, bir farkındalığa, bir varoluş hâline ait olmak. Yani “ben buraya aitim” demek yerine, “ben buradayım ve bu hâliyle varım” diyebilmektir. Tabi şimdilik...
Duygu ve Düşünce
Profilde eksik kitap bildirme ile
Kitap ekleme yapılabiliyormuş. Bilmeyenlerin dikkatine🙃 Vesile olanlara teşekkürlerimle 🌸
1000Kitap
Umuyorum hepiniz iyisinizdir dostlar...Bu ara biraz fazlaca yoğundum, okuduğum ama paylaşamadığım sürüsüyle alıntı var. Yarın... Geliyor.. 😄