En zoru birine âşık olmak değildi. En zoru, yıllar sonra aynı insana tekrar âşık olmaktı.
Bazı aşklara geri dönülmezdi. Bazı aşkların sökükleri onarılmazdı. Bazı aşklar tamamlanmadığı, yarım kalmaya yazgılı olduğu için güzeldi belki de...
Günün birinde bizden bir başkası gibi bahsederdi en yakınımızdakiler. Arkadaşlıklar, dostluklar, aşklar geride kalırdı. Bizimle ilgili tüm sıfatlar değişmiş, tüm yüklemler yerini terk etmiş, adımızın önündeki veya arkasındaki her şey bambaşka bir diyara göç etmiş olurdu sonunda. Bir zamanlar hayatımızın tamamını kaplayan insanların hikâyelerinden, bizi tanımlayan ifadelerinden günün birinde uzak kalıyorduk ve en acısı da buydu. ÇÜNKÜ AYRILIK, SADECE BİR İNSANDAN DEĞİL, ARTIK İÇİNDE OLMADIGIMIZ BİR HİKAYEDEN DE MAHRUM KALMAK DEMEKTİ.