Züleyha

Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim . Elimde uçuk mavi bir kalem , cebimde iki paket cigara. Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz "Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz." ... Küçük oda karanlık ve ıssız Her şey seni bekliyor her şey gelmeni İçeri girmeni Senin elinin değmesini Gözünün dokunmasını, ve her şey tekrarlıyor Seni nice sevdiğimi.
Sayfa 84
Reklam
Sevmek ne uzun kelime! * Derin deniz mavisi.
Sayfa 82
Ne demiş şair: "Aşklar da bakım istiyor öğrenemedin gitti." * Aynı şair şöyle bir dize de ekleyebilirdi o şiirine: "Aşklar tam güven istiyor güvenemedin gitti." * "İnce vızıltı."
Sayfa 42
Ama Aragon’un şu dizesi de bir gerçek: "Gᴏ̈ɢ̆ꜱᴜ̈ɴᴇ ʙᴀꜱᴛıʀıʀᴋᴇɴ ᴋıʀᴀʀ ꜱᴇᴠᴅɪɢ̆ɪ ꜱ̧ᴇʏɪ." O da var. Kişi kimi zaman çok sevmenin getirdiği yanlışlıklara da düşüyor. Sevdiği şeyi göğsüne fazlaca bastırırken örseliyor onu. Hoyratlaşıyor bir yerde aşk. Acaba bu gerçekten aşkın kaçınılmaz bir gereği mi? Kimi zaman öyle belki. Ama, ben, öyle olmamalı diyorum . İnsanî çizgiden sapmamalı. Aşkı İnsanî çizgide bütünlemeli. Mutluluk da, sanırsam , o zaman bütünleniyor. Güven, mutluluğun temelidir. Güven aşkın ve her türlü aşkın, yani cesaretin, yani kavganın temelidir.
Sayfa 42
Sana rasladığım gün susuzdum , yalnızdım Bir çırpıda içtim gözlerini. * Özlem , özlem!
Sayfa 38
Reklam