Freskin merkezine bakalım. Ortada yer alan iki figür aslında Antik Yunan filozofları olan Aristoteles ve Platon... Bizim bakış açımıza göre merkezde yer alan iki figürden solda duranı Platon'dur. Filozofun bir eliyle
yukarıyı işaret ettiğini görüyoruz. Sanatçı, elin yukarıyı işaret etmesiyle Platon'un idealist felsefesini sembolize etmiştir. Aristo'yu ise yeri gösterirken resmetmiştir ki bu da düşünürün realist fikir dünyasını simgeler.
"Tanrı şöyle buyurdu: 'Gökkubbede gündüzü geceden ayıracak, yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun. Belirtileri mevsimleri, günleri, yılları göstersin.' Ve öyle oldu.
Tanrı büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları
yarattı." Yaratılış, 1:14-16
Hemen işe koyulan Michelangelo yardıma ihtiyacı olduğunu azından boyama işlerini yaptırmak için buraya bazı sanatçıları daver
edebileceğini düşünüyordu. Hemen birkaç Floransalı sanatçıya mektup yazdı ve onları Roma'ya, Sistine Şapeli'ne çağırdı. Bu davetten onur duyan sanatçılar da hiç düşünmeden Roma'ya geldiler. Gelenlerin tamamı,Floransa'nın genç ve gelecek vaat eden sanatçılarıydı. Bunlar, Giuliano
Bugiardini, Sandro Botticelli, Angolo di Nannino, Jacopo dell'Indaco,Aristo olarak bilinen Bastiano da Sangallo ve Michelangelo'nun iyi bir dostu olan Francesco Granacci idi.
Ancak bu sanatçıların yaptığı işler Michelangelo'yu hiç tatmin etmedi. Bir sabah hepsinden önce şapele gidip kapıyı kilitledi. İşlerine devam etmek üzere gelen sanatçılar kapının kilitli olduğunu gördüler ve önce bunu bir şaka zannettiler. Ancak Michealngelo'nun kapıyı açmak istemediğini fark edince rencide olmuş bir şekilde yeniden Floransa'nın yolunu tuttular. Michelangelo yüzlerine karşı yaptıkları işi beğenmediğini söyleyememişti. Çareyi kendini şapele kilitlemekte buldu ve onları kapıda bekletip dönmeleri gerektiğini böyle anlattı.
Sistine Şapeli ise Vatikan'da Papalık Şapeli olarak bilinir. En önemli özelliği ise yeni bir Papa seçmek için bir araya gelen kardinallerin toplandığı yer oluşudur.
Şüphe yok ki Michelangelo da kusursuz bir birey değildi ve kibrine yenilerek normalde "asla tenezzül etmeyeceği" bir şeyi yapmıştı bu esere.
Bir gün yine eleştirileri dinlemek için eserin önünde durduğu sırada, yanında sohbet edenlere kulak kabarttı. Yanındakilerden biri, heykeli kimin yaptığını sormuştu diğerine. "Milano'dan bizim Gobbo," diye yanıtladı ziyaretçi.
Aslında canlarının istediği adı verebilirlerdi bu eserin yaratıcısına, çünkü
heykelde imza yoktu.Michelangelo buna katlanamadı. Akşamın çökmesini ve herkesin kiliseden çıkıp gitmesini bekleyecekti. Yanına bir lamba alıp akşam olana dek kilisede saklandı. Sonunda herkes gitmiş, kilisede tamamen yalnız kalmıştı.Heykelin yanına geldi. Yontu aletlerini çıkardı ve platformun üzerine çıktı.
Meryem figürünün sol omzundan sağ tarafına doğru sarkan bir kuşağa Latince Michael Angelus Bonaratus Florentinus Faciebat yazdı: "Floransalı Michelangelo Buonarroti tarafından yapılmıştır."