Fransa'da 1855'ten beri zorunlu askerlik
yasası yürürlükteydi ve Monet küçük
numara çekmişti; bu askere çağrılacağı
anlamına geliyordu. Ailesi, sanat
sevdasından vazgeçmesi, Paris'ten
ayrılması ve ailenin Le Havre'daki gida
işine girmesi şartıyla terhis olma hakkını
satın almayı önerdi. Fakat hiçbir şey
Monet'yi seçtiği yoldan
döndüremeyecekti.
Nisan 1859'da babasından hiçbir maddi
destek almadan, yalnızca halasının iyi
dilekleriyle tüm birikimini alarak Paris'e
doğru yola çıktı. Sattığı karikatürlerden
orta sınıfa mensup birinin yıllık
kazancından daha fazla bir miktar olan
2000 frank biriktirmişti. Henüz 19
yaşındayken bu birikimiyle Paris'te bir
süre hayatta kalmayı başaracağından
emindi.
En plein air resmetmenin atölyede resmetmekten daha doğru olduğunda ve Monet'ninbunu kullanması gerektiğinde ısrar etti.
Ona gore, "doğada üç fırça darbesi,
şövale başındaki iki günlük atölye
çalışmasından değerli" idi.Monet bu
görüşe çok sıcak bakmasa da, bir kutu
yağlıboya aldı ve Le Havre'in
kuzeydoğusundaki Rouelles'de Boudin'e
eşlik etti
Bu keşif Monet için neredeyse dini
bir aydınlanmaydı. Daha sonra şöyle
diyecekti: "Boudin şövalesini kurar ve
çalışmaya koyulurdu... Benim için bu, bir
örtünün aralanması gibiydi; anladım;
resmin ne olabileceğini kavradım... Bir
ressam olarak kaderim önümde belirdi
Eğer gerçekten bir ressam olduysam,
bunu eğitimim konusunda giriştiği
sonsuz çabasıyla Eugène Boudin'e
borçluyum. Gözlerim yavaş yavaş açıldı
ve doğayı anladım." Otuz yıl sonra
Boudin'e, "Bana görmeyi ve anlamayı ilk
öğretenin sen olduğunu unutmadım"
diye yazacaktı.
Yağlıboya resmin dış mekânda yapılması,
1850'lerin sonlarında yeni bir fikirdi. Bu,muhtemelen teneke tüplerde taşınabilir yağlı boyanın 1840'larda kullanıma girmesiyle mümkün olabilmişti.
Asla uyum sağlamayan biri olarak okul hayatından keyif almıyordu. Daha sonra şöyle
söyleyecektir: "... Çocukluğumda bile
hiçbir zaman kurallara riayet eden biri
olamadım... Okul bana kendimi her
zaman bir mahkûm gibi hissettirdi ve
günde dört saat için bile olsa kendimi
buradaki hayata asla teslim
edemedim."