Küçük Aşık Leman Sultan'ın hikâyesi daha çocuk yaşlarda kendisini hiç görmediği ,ismini bilmediği Nevriye Anne'yi ( Dr Haluk Nur Baki'nin annesi) rüyasında görmesiyle başlar.
Hz.Mevlana'dan aldığı aşkla ve sonrasında onunla kurduğu gönül bağıyla sultanlık makamına giden yolun yolcusu olur.
Küçük Âşık Leman Sultan
Yazarın , Leman Sultan'la olan tanışma serüveni ise aynı fakültede okudukları sınıf arkadaşı olan Vehibe'nin kendisini yanına ısrarla çağırıp, görüşmek istemesiyle başlar.
Birlikte kaldıkları evde çıkan yangın sonrası, Vehibe'nin asıl çağırma nedeni olan kendisine verdiği emanetin yanıp, geride sadece yanmadan kalan "Leman Sultan" yazılı bir kağıt parçasını cebine atmasıyla birlikte yazar, hakikate yelken açar ve roman tüm gizemiyle devam eder.
Yazar, Leman Sultan'la tanışmadan önceki hayatını yaşanmamış bir hayat olarak kabul ederken, tanıştıktan sonraki sürecini ise hayatının anlam bulan gerçek hikayesini ,Nesrin karakteri ile anlatır. Nesrin ismi Divan -ı Kebir'de geçen Yaban gülü anlamına gelmektedir. Ayrıca yazar romanda geçen Rıza, Raziye ve Nefise karakterleriyle de nefsin mertebeleri olan tasavvufi terimleri kullanarak anlatmak istediği derin manâyı ustaca okura vermiştir.
Kitabı okumaya başladığınızda hikayenin ana karakteri olan Nesrin'le birlikte siz de bir yolculuğa çıkıyor ,Leman Sultan'ın gönlünden dökülen mânidar sözler eşliğinde nefis muhasebesi yapıyor, hangi bağın gülüsün? sorularıyla sarsılıyorsunuz.
Küçük Âşık Leman Sultan
Hulâsa yazarın bu hikâyesi ,odun yanınca kül olur insan yanınca kul olur sırrına eren, Mevlevî bir âşıkla tanışmasiyla birlikte hakikate ermenin, İnsan-ı Kâmil'in hikayesidir aslında ...
Lokman Derya Solmaz
Tasavvufun en sade ,en yalın, en tatlı hâli kitapta akıcı bir dille hikayeleştirilerek anlatılmış , soluk soluğa okuyacağınız, bir taraftan merakla