Orada, geleceğin hiçbir önemi yoktu. Geçmişse yalnızca tek bir dersi içeriyordu: Sevgi, insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama.
Ama mucizevi bir biçimde, eski hayatından bir parça kurtulmuştu işte; böyle yapayalnız, bir başına kalmadan önceki haliyle, eski Leyla'yla arasındaki son bağdı o. Tarık'ın bir parçası, kızın içinde hâlâ sağdı; minicik kollar sürgün vererek, saydam eller çıkararak yaşıyordu. Tarık'tan, eski yaşamından geriye kalan tek şeyi nasıl tehlikeye atardı?
Bencilce, mantıksızca davrandığını biliyor ama onu terk ettiği, böyle bırakıp gittiği için Tarık'a ateş püskürüyordu. Bedeninin bir uzantısı gibi olan, her anısına bir gölgeymişçesine eşlik eden Tarık. Nasıl bırakırdı Leyla'yı?