Madem başkaları aptal ve ben onların aptal olduklarını kesin biliyorum, öyleyse neden onlardan daha akıllı olmak istemiyorum? Sonra, herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım, Sonya. Bir de bunun hiçbir zaman gercekleşmeyeceğini... İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini...
Her şeyin içine tükürmekte, aldirmazlıkta en ileri gidenler, yasa koyucu olurlar. Herkesten daha gözü pek olan, herkesten daha haklıdır! Bugüne kadar böyle gelmiş, bu bundan sonra da böyle gidecek! Bu gerçeği ayırt edemeyenler kördür.
Aslında Katerina İvanona'nın huyuydu bu; daha ilk kez gördüğü birini allayıp pullamak, utandıracak kadar göklere çıkarmak; onda övgüye neden olacak bin bir erdem bulmak, biraz sonra da bu erdemlerin varlığına büyük bir içtenlikle ve gerçekten inanmak, ama sonra birdenbire düş kırıklığına uğrayarak, her şeye tükürmek, övüp göklere çıkardığı, neredeyse tapacak gibi olduğu adamı yerden yere çalmak,onda huy halini almıştı.
Hayır! Hayır! Olamaz!
-Diye haykırdı. Sonra sanki bir yerine bıçak saplamışlardı,öyle umutsuz bir çığlık atmıştı.
-Tanrı... Tanrı böyle korkunç bir şeye izin veremez!
-Başkaları için veriyor ama...