Bir kitabı okurken beni cezbeden şey kitaba kendimi ait hissetmek ve kendimi bulmaktır. Tamda öyle bir kitapla karşılaşmak ve Aylin balboa ile tanışmak beni çok mutlu etti.
Kitabı okurken aklımda hep ayrılık gidene mi zor kalana mı diye düşünmeden edemedim.
Veda edilmemiş, uğurlanmamış, her duygu yarım ve eksik kalıyor. Kişinin kendi kendiyle konuşurken bulması kendini.
Ayrılık sonrası iç döküş, içe dönüş, kendini buluş... kısacası vedalaşabilme süreci. Kitabın son cümlelerindeki naif veda sözleri her insan kendine yakışanı yapar sözünü bana hatırlattı.
Osman gibileri hayatınızdan çıkarttıysanız kendinizden ruhunuzdan parçalar bulabileceğiniz bir kitap. Sohbet tadında akıcı bir tavsiye isteyenlere önerimdir.
Bu kaçıncı vedalaşmamız diye soracak olursan, sonuncusu derim. Bu mektupların da sonuna geldik anlayacağın. Gezegenin bir yerlerinde olduğunu bilmek benim için her zaman güzel. Lütfen soluk mavi noktamızda kalmaya ve tadını çıkara çıkara yaşamaya devam et, ben öyle yapacağım.
Gülmeyi ihmal etme, sağlığına özen göster, soranlara selam söyle.
Başka bir hayatta görüşmek üzere
Astalavista Osman!