gulay

gulay
68 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
"Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır." İnşirah Suresi
Reklam
Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak.Unutma; aynı gökyüzü altında bir direniştir yaşamak. Nazım Hikmet
Ayağa kalk! Uyumak için önümüzde sonsuzluk var. Ömer Hayyam
Hayat, senin hayatın. İzin verme itilmesine, kederli teslimiyetin içine. Hazır ol beklediğine. Çıkış yolu vardır elbet. Işık var bir yerde. Belki çok parlak değil ama def eder karanlığı. Hazır ol beklediğine. Tanrı sana fırsatlar sunacak. Tanı onları… ve kullan. Ölümü yenemezsin ama yok edebilirsin yaşarken ölmeyi… Ve sen öğrendikçe bunu yapmayı, daha da aydınlık olacak. Hayat, senin hayatın. Tanı onu, ona hala sahipken… Sen muhteşemsin. Tanrı bekler mutlu etmek için seni. Charles Bukowski
Se lam🐙 Birkaç gün önce Arthur Schopenhauer'in bir sözünü okumuştum ve beni üzerinde düşünmeye sevk etmişti. Okuduğum söz ise şu idi: Neredeyse bütün gün okuyan ve arada düşünmeksizin, eğlence ya da meşgale ile kendini eğlendiren kimse, yavaş yavaş kendi kendine düşünme yeteneğini kaybeder. Tıpkı at üstünden inmeyen bir adamın sonunda yürümeyi unutması gibi. Birçok eğitimli insanın durumu bundan pek farklı değildir; okumak onları ahmaklaştırır. Çünkü her boş vakitte okumak ve sürekli olarak sadece okumak zihni, sürekli elle çalışmaktan daha fazla felç edici bir etkiye sahiptir. Zira ikinci durumdaki uğraş kişiye kendi düşüncelerini takip edebilme imkânı sunar. Nasıl ki yabancı bir cismin ağırlığı üzerinden hiç eksik olmayan bir yay sonunda esnekliğini kaybederse; başka bir kimsenin düşüncelerini sürekli üzerinde bir baskı unsuru olarak varlığını koruyan bir zihin de körelir, keskinliğini kaybeder. Sürekli yiyen bir kimse midesini bozar ve böylelikle bütün bedenine zarar verirse, zihin de düşünce malzemesiyle gereğinden fazla beslenerek boğulabilir. Çünkü bir kimse ne kadar fazla okursa, okuduklarından kalan izler de kaçınılmaz olarak o kadar az olacaktır. Zihin üzerine tekrar tekrar yazı yazılabilen bir tablete benzer. Derin derin düşünmeye zaman yoktur ve nasıl ki aldığımız gıdalar bizi yemekle değil sindirimle beslerse, okunan şeyler de ancak derin düşünmeyle hazmedilebilir. Eğer bir kimse daha sonra üzerinde durup düşünmeksizin sürekli okursa okudukları kök salmaz, büyük bölümü kaybolur. 🦄Sizce de çok okumak insanı ahmaklaştırır mı? Ya da birbirinden farklı düşünceleri okuyarak kendinize en doğru gelen yolu seçenlerden misiniz? Şu anki düşünceleriniz sizin beyninizin ürettiği düşünceler mi yoksa duyduğunuz, okuduğunuz, düşünmeden kabul ettiğiniz düşünceler mi? Siz
Reklam