Anı yaşamak, umarsızlık veya aylaklık değildir. Tam tersi, yaşamın paha biçilmez her bir anına hürmeten dikkatle vermemiz gereken bir mesaidir. Zihnimizin ve bedenimizin gelişimi, ancak bu mesai verimli kılındığı zamanlarda edinilen deneyimler sayesinde mümkün hale gelir. Farkında olmadan geçirilen, gelecek endişeleri için harcanan her an, ömürden kaybolmuş, aslında yaşanmamış zamanlardır.
Sevgi dolu ve olumlu bir aile ortamı, sağlıklı bir beyin gelişiminin temel gereğidir. Şiddet dolu ve huzursuz bir ortamın ise beyin gelişimini ciddi anlamda olumsuz etkileme potansiyeli taşıyan travmatik şartları teşkil ettiğini biliriz.