O doğuştan araba yıkayıcısıydı. Ne var ki hayat onu bakkallığa mahkum etmişti; pek çok müthiş kabzımalı milletvekilliğine mahkum ettiği gibi. Sistem yetenekleri heba ediyordu.
Yalnızlık boşluğa arkadaştı. Herkes kendisiyle dolduruyordu anlamsızlığın yarattığı boşluğu ya da tersi, boşluğun yarattığı anlamsızlığı, her neyse işte.
Büyük adımlar… kendisi için büyük bir adım tasarlamaya çalıştı Selda. Alıp başını gitmek mesela. Nereye, neden ? Sanki bir kilit vardı hayatında bir yerde, bir kırsa… Ne olacaktı peki kırsa ? Hiç.