Bir acıya tahammül edebilmek ancak ondan daha büyük bir acıyla yüz yüze gelmekle mümkün olabilirdi. Böyle bir acıyı ancak daha güçlü bir acı susturabilirdi.
Canını pazara çıkarmadığı bu can pazarında suyun hasreti gibi sonsuzca akan acısı tenini deldi geçti. İçine gömüldüğü her acı yanardağlar gibi infilâk etti.
İnsanın kıyameti de kendisiyle birlikte yürüyordu demek ki. Ne çok acı vardı bu dünyada ve onlar dünyaya gelmeden önce de bu böyleydi, gittikten sonra da değişmeyecekti.