Öncelikle yılın son kitabını böyle anlamlı ve kıymetli bir kitapla bitirmek çok güzel bir duygu. İlk defa inancıma yönelik bir kitap okudum,kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim haricinde. Ve anlayarak.Az evvel aniden kitabın son sayfalarını okuduğum sırada ağlayacak gibi oldum, hüzünlendim.Çünkü böyle bir kitapla tanışmam bile benim için çok kıymetli. Demek ki yeni yılda bazı şeyleri bırakmam gerekiyor ki ben bu kitabı okuyabiliyorum. Yeni yıl demek bile yanlış çünkü bu kitabı bitirdiğim an benim için yeni yılım başlıyor demek. Daha doğrusu başlıyor olması gerek.Bilmediğim şeylerin ne kadar çok olduğunu tekrar tekrar anlıyorum. "Sükutun nimeti" kitabı desek yeri. Çünkü tam olarak bunu anlatıyor. Hep gördüğümüz "Ya hayır konuş,ya da sus." sözü akıllara geliyor. Kendimi de baz alarak söylüyorum bizim toplumda hayır konuşmakta susmakta çok zor maalesef... Ağzına taş koyup bağlayan insanlar olduğunu görünce şaşırmamak gerekiyor artık. Çünkü ancak bu şekilde konuşmamak kolay olur. Ama şunu anladım ki kendimizi düzeltmek için etrafımızı düzeltmek gerekiyor. Çünkü biz toplum olarak yalnızlığı veya az kelimesini sevmiyoruz. Bir yerde bir çokluk varsa o yer doğrudur sloganını beynimize kazıyarak ilerliyoruz. Daha doğrusu inancımıza göre gitmeyerek geriliyoruz. Kimisine göre tabiki inancını yaşayan insanlar zaten geriliyordur. İnancını yaşayan insanlar için ilerlemek yok onların kitabında! Dikkat ederseniz yine onların diyorum. Çünkü bizim için zor olan etrafımızdakiler.Tek olup inzivaya çekilerek ancak bu kitaptaki gibi olması gereken hayatı yaşayabiliriz. Bu da bahanedir belki. Bilmiyorum. Sonuç olarak insanız ve Allah inancımıza göre yaşamayı nasip etsin inşallah...
İnsanlar bir şeyleri tam olarak doğrusuyla yanlışıyla öğrenmek istemezler. Çünkü öğrendikleri vakit bir şeyler