Ben normalde Türk Edebiyatı okumam. Neden bilmiyorum, bana göre değil sanırım. Ne yazık ki, Orhan Pamuk da beni ısındıramadı.
Kitap polisiye. Ama ömrümde ben böyle dahice kurgulanmış bir polisiye okumadım. Ölen kişinin, şeytanın, çizilen resimlerin ağzından hikayeyi okumak çok ilginç bir tecrübeydi hoşuma da gitti aslında. Bu topraklarda resim sanatının gelişmemesi, bunun günah olarak algılanması ve bu yüzden nakkaşların yaşadığı durum anlatılıyor kitapta. Bugünden farklı olarak nakkaşların yeteneği kendi üslubuyla değil, kendinden öncekileri ne kadar iyi kopyalayabildiği ile ölçülüyor. Batı resim anlayışını Osmanlı'ya getirmek isteyen bir Efendi ve portreyi günah olarak algılayan ve buna bağlı olarak da işlenen cinayetler.
Kitaba çok önem verilmiş çok araştırma yapılmış. Tarikatların, sözde hocaların neler yapabileceğini çok güzel anlatmış Pamuk. O kadar haklı ki, sanırım bu yüzden hakkında karalama kampanyası başlatıldı. Kovanlarına çomak sokmuş çünkü.
Herkesin içinde kıskançlığın bulunduğunu ve ne kadar tehlikeli olduğunu, insanların para için prensiplerinden vazgeçeceğini, vicdan azabı ve hırsından dolayı bir insanın ne kadar ileri gidebileceğini çok güzel anlatmış Orhan Pamuk.
Kitap çok güzel, konu ve işleniş de keza öyle. Ama ben sevemedim. Sanırım kendimden bir parça bulamadığım için.
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320,1bin okunma
Charlie zeka geriliği ile doğmuş bu yüzden ailesi tarafından psikolojik şiddete maruz kalmış biri. 32 yaşında denek olarak bir beyin ameliyatına alınıyor ve ameliyat sonunda inanılmaz bir zekaya sahip oluyor. Kitapta da Charlie’nin azından bu süreci okuyoruz.
Ailemizin çocukken bize yaptıklarının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha anladım ben. Ne kadar büyük travmalar yarattığını. Charlie’nin insan olarak kabul görme çabası ve bu süreçte düşünce/hisleri çok canımı acıttı. O zeki olursa sevilip kabul göreceğini düşünmüştü sadece bunu istemişti, sevilsin istemişti.
Etik mi insan denek, kitap okurken bunuda çok sorguladım açıkçası. Hala işin içinden çıkabilmiş de değilim ama üç şey öğrendim. Birincisi eğer kendi kapasitenizin altında bir yerde çalışıyorsanız etrafınızdaki insanlar sizi kıskanacak ve arkandan iş çevireceklerdir. İkincisş insanın kendinden küçük gördüğü kişileri yanlarında tutarlar ki egolari sağlam kalsın. Son olarak zeki olmak her şeyin çözümü degildir.