D.

D.
@GumusTavuk
Metalurji ve Malzeme Mühendisi
İstanbul Teknik Üniversitesi-Metalurji ve Malzeme Mühendisliği
İstanbul
Mudanya, 22 Mayıs
82 okur puanı
Ağustos 2013 tarihinde katıldı
Puan vermedi·344 syf.··
2021 31. kitabı
Çok merak ederek aldığım ama beklentimin altında kalan bir kitap oldu. Diğer arkadaşlar konusundan bahsetmiş o yüzden konusuna fazla değinmeyeceğim. Daha çok mitolojik unsurlar aradı gözlerim, daha detaylı bilgiler verilebilirdi diye düşünüyorum. Kitabın konusu da anlatım tarzı da buna müsaitti. Ben genelde fantastik kitapları severek okusam da burada dünyaya adapte olmakta zorlandım, bana kalırsa biraz daha betimleme yapılıp detay verilebilirdi. Kurgu genel olarak iyi olsa da, ben kalbim küt küt atarak okumadım kitabı. Şimdi ne olacak, şimdi ne olacak, ay birine bir şey mi oldu vs. gibi heyecanlarım olmadı açıkçası okurken. Her şey hemen oldu bittiye gelmiş gibi olmuş. Kitaptaki kadın karakterimizin güçlü olması, iradesine sahip olması ve doğru olduğuna inandığı yoldan dönmemiş olması sanırım kitapta en çok beğendiğim durumdu. Okumak isteyenlere iyi okumalar dilerim.
Yeşimin ve Gölgenin TanrılarıSilvia Moreno-Garcia · İthaki Yayınları · 2021376 okunma
Reklam
Puan vermedi·520 syf.··
2021 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2021 16:20
Ben normalde Türk Edebiyatı okumam. Neden bilmiyorum, bana göre değil sanırım. Ne yazık ki, Orhan Pamuk da beni ısındıramadı. Kitap polisiye. Ama ömrümde ben böyle dahice kurgulanmış bir polisiye okumadım. Ölen kişinin, şeytanın, çizilen resimlerin ağzından hikayeyi okumak çok ilginç bir tecrübeydi hoşuma da gitti aslında. Bu topraklarda resim sanatının gelişmemesi, bunun günah olarak algılanması ve bu yüzden nakkaşların yaşadığı durum anlatılıyor kitapta. Bugünden farklı olarak nakkaşların yeteneği kendi üslubuyla değil, kendinden öncekileri ne kadar iyi kopyalayabildiği ile ölçülüyor. Batı resim anlayışını Osmanlı'ya getirmek isteyen bir Efendi ve portreyi günah olarak algılayan ve buna bağlı olarak da işlenen cinayetler. Kitaba çok önem verilmiş çok araştırma yapılmış. Tarikatların, sözde hocaların neler yapabileceğini çok güzel anlatmış Pamuk. O kadar haklı ki, sanırım bu yüzden hakkında karalama kampanyası başlatıldı. Kovanlarına çomak sokmuş çünkü. Herkesin içinde kıskançlığın bulunduğunu ve ne kadar tehlikeli olduğunu, insanların para için prensiplerinden vazgeçeceğini, vicdan azabı ve hırsından dolayı bir insanın ne kadar ileri gidebileceğini çok güzel anlatmış Orhan Pamuk. Kitap çok güzel, konu ve işleniş de keza öyle. Ama ben sevemedim. Sanırım kendimden bir parça bulamadığım için.
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320bin okunma
Puan vermedi·325 syf.··
2021 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2021 16:44
Charlie zeka geriliği ile doğmuş bu yüzden ailesi tarafından psikolojik şiddete maruz kalmış biri. 32 yaşında denek olarak bir beyin ameliyatına alınıyor ve ameliyat sonunda inanılmaz bir zekaya sahip oluyor. Kitapta da Charlie’nin azından bu süreci okuyoruz. Ailemizin çocukken bize yaptıklarının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha anladım ben. Ne kadar büyük travmalar yarattığını. Charlie’nin insan olarak kabul görme çabası ve bu süreçte düşünce/hisleri çok canımı acıttı. O zeki olursa sevilip kabul göreceğini düşünmüştü sadece bunu istemişti, sevilsin istemişti. Etik mi insan denek, kitap okurken bunuda çok sorguladım açıkçası. Hala işin içinden çıkabilmiş de değilim ama üç şey öğrendim. Birincisi eğer kendi kapasitenizin altında bir yerde çalışıyorsanız etrafınızdaki insanlar sizi kıskanacak ve arkandan iş çevireceklerdir. İkincisş insanın kendinden küçük gördüğü kişileri yanlarında tutarlar ki egolari sağlam kalsın. Son olarak zeki olmak her şeyin çözümü degildir.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
Puan vermedi·481 syf.··
2021 21. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2021 13:04
Ey aşk! Sen nelere kadirsin. Saatlerdir bu kitabın etkisindeyim. Hala idrak edemiyorum, nasıl böyle bir şey olabilir, dünyanın en güzel duygusu nasıl böyle bir sonuca yol açabilir diye. Victor Hugo büyük adam. Konu açılana ve olaylar başlayana kadar kitap sıkıcı, 150. Sayfaya kadar direnmeniz, biraz dayanmanız gerekiyor. O dönemki Paris’i sosyal, kültürel ve mimari yapısını anlayabilmemiz için çok detaya girilmiş ve kabul, insan okurken biraz bunalıyor. Aşk nedir? Aşk fedakarlıktır bence, kendinde önce karşındakini düşünmektir. Yanında olsan da olmasan da onun mutluluğunu istemek, o mutlu olunca mutlu olmaktır. Kendinden vazgeçmektir. Bazıları kötü sever, bencillik katar, ya benimsin ya kara toprağın der. Benim olmazsan senin sonunu getiririm der. Ruhlarındaki kötülük, sevgilerine yansır. Bir de, sevdiğini zannedenler vardır, karşılarındaki insana umut verirler, ama geçici bir hevestir bu, sadece elde edene kadardır, sonra yıkar giderler. Karşılarındaki insanı bataklığın içine atar, arkalarına dönüp bakmadan çeker giderler. İşte bu kitapta bunların hepsi var. Dış görünüşün sevgideki yeri, din adamlarının yozlaşması ve toplumun dini duygularını sömürmesi, para ve güç sahiplerinin bencilliği, merhametsizliği, iktidar sahiplerinin zamanları harcanmasın diye düşünmeden verdikleri kararlar. Hugo onları da taşlamadan geçmemiş. Lütfen okuyun, okutun!
Notre Dame de ParisVictor Hugo · Altın Kalem Yayınları · 197042,1bin okunma
Puan vermedi·335 syf.··
2021 8. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 13:09
2021 yılını önyargılarımı kırma yılı ilan ettim. Felsefe ve tarih okumayı sevmeyen ben yılın ilk ayında bu iki alana da giriş yaptım! Kitaba dönecek olursak, Avrupa tarihini bilmeyen ben çok büyük bir aydınlanma yaşadım. Avrupa'da günümüz ülkelerinin nasıl kurulduğunu gayet güzel bir şekilde hiç sıkıcı olmadan anlatmış yazar. Türklerle ilgili çok bilgi yok, gerçi sonradan eklenmişse de bir Türk tarihi kitabı olmamış ki bu iyi bir şey bence. Ama Dünya tarihinde ne kadar önemli rol oynadığımız da atlanmadan anlatılmış. Bu arada Çin ve Japonya ile ilgili az da olsa aydınlatıcı bilgiler mevcut. Sadece Avrupa değil yani! İnsanoğlu yaklaşık 10000 yıldır bu gezegende yaşıyor. Ama küçük, bölgesel savaşlar hariç son 50-60 yıldır insanlar barış içinde yaşamaya başlamış. 10000 yıldır bu gezegende kendini her şeyden üstün gör, ama 9550 yılı kavga, dövüş içerisinde geçir! İnsanlık kavramını bir daha düşünmeliyiz bence! Herkese iyi okumalar dilerim!
Genç Okurlar İçin Kısa Bir Dünya TarihiE. H. Gombrich · İnkılap Kitabevi · 2018297 okunma
Reklam