"Hayır, kendimi kandırmıyorum! Siyah gözlerinde, bana ve yazgıma olan gerçek bir ilginin varlığını okuyorum. Duyumsuyorum ki -bu konuda yüreğime güvenebilirim-, o beni, -cennete bedel bu sözcükleri kullanabilir miyim, söyleyebilir miyim onları?- o beni seviyor.
Beni seviyor! -Beni sevmeye başladığından beri kendi gözümde nasıl da değer kazandım -sana bunu söyleyebilirim; çünkü ne demek istediğimi anlayabilirsin-, nasıl da kendime tapıyorum beni sevdiği için!
"Siz insanlar," diye haykırdım, "bir şeyden söz ederken, 'bu yanlıştır, bu doğrudur, bu iyidir, bu kötüdür' diye kestirip atmadan yapamazsınız. Bu ne demektir? Herhangi bir olayın asıl nedenlerini araştırdınız mı? Bu olayı doğuran, önüne geçilmez hale koyan sebepleri arayıp buldunuz mu? Eğer bunu yapsaydınız, hükümlerinizde bu kadar aceleci olmazdınız."
"Onu yalnızca sevdalısının gözleriyle görmek daha iyi olacak; belki onu kendi gözlerimle, şimdi önümde belirdiği biçimiyle göremem, bu güzel imgeyi niçin bozayım?"