Söndü dudaklarındaki tebessüm tüm dillere küser gibi. Hiçbir dil, hiçbir ırk anlatamazdı tebessümün güzelliğini. Sadece göz görebilir, kalp hissedebilirdi.
Dil savururdu öfke anında her şeyi ve geri getiremezdi hiçbir şeyi. Yarın da olsa, yıllar sonra da olsa izahı soyut bir gerekçeydi. Kalp bir kere kırılır, gurur bir kere yıpranırdı.