Tuhaf karşılanacak, kulağa gülünç gelecek diye hiçbir şey söylemeyeceksek, o zaman Hıristiyan bir ülkede İsa’nın öğrettiği neredeyse hiçbir şeyi konuşamayacağız demektir. Oysa bu, O’nun isteyeceği en son şey.
Delirmekten korktum; delilikten değil, sadece orada olmaktan korktum. Bedenim gizli bir çığlıktı artık. Kalbim konuşurcasına çarpıyordu… Ah! Ne sabahtı o, beni hayatın hem aptallığına, hem de sonsuz sevgisine uyandıran!
Hayır, hiçbir hüzün var olmamış şeylerin hüznü kadar işlemez insanın içine! Gerçek zamanda yaşanmış geçmişimi düşünürken, yol kenarına atılmış çocukluğumun cesedine ağlarken hissettiklerim…