Hasan Gürkan ışık

Hasan Gürkan ışık
@Gurqan
Hissiz — O’nun Benimle Bir Derdi Var yazarı. Modern yalnızlık, duygusal yoksunluk ve içsel çöküş üzerine yazar. Bu kitap bağırmaz.
Yazar
İstanbul
İstanbul, 20 Eylül 1992
5 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
HİSSİZ - O'nun Benimle Bir Derdi Var
Tür: Edebi roman / Psikolojik – İlişkiler Hedef Okur: – Duygusal ama yüzeysel metinlerden yorulmuş okur – İlişkilerde kendini kaybeden, susarak kalan insanlar – Modern Türk edebiyatında “iç ses” arayanlar KISA TANITIM Kudret, sevilmeyi bilen ama kendisiyle kalamayan bir adamdır. Ati ise gitmekle kalmak arasında sıkışmış, kalabalıkların içinde yalnızlaşmış bir kadın. Bu roman; ayrılıkların, barışmaların ya da mutlu sonların hikâyesi değildir. Hissiz Hissiz Hasan Gürkan Işık Bu roman, kalıp kaybolmanın, susarak eksilmenin ve acıyı seçtiğini fark edememenin hikâyesidir. HİSSİZ, okuru taraf tutmaya değil; kendine bakmaya zorlayan bir anlatıdır. Mağduriyetle acı arasındaki farkı sorgular. Ve şu soruyu sessizce okurun önüne bırakır: “Acıyı mı yaşadık, yoksa acıyı mı seçtik?” TEMALAR
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Karanlıkta Dokunabildiğim Işıktı
"Bir adam, bir hayalet ve kaybolan gerçeklik... Sayfalar arasında görüşmek üzere." Hissiz Hissiz Hasan Gürkan Işık
Alıntı
Sevgili Ati'ye mektup...
Sevgili Ati, Seni anlatmak zor. Çünkü sen girdiğin hiçbir yere tamamen ait olmayan kadınlardan birisin. Bir odada otururken bile sanki birazdan kalkıp gidecekmiş gibi duran… İnsanların gözlerinin içine bakarken bile içinde başka bir yere dalan kadınlardan. Sende en çok yorgunluk vardı Ati. Ama öyle herkesin gördüğü türden değil. Seninki ruhuna çöken bir yorgunluktu. Uzun zamandır kimseye tam olarak sarılamamış insanların taşıdığı türden… Bu yüzden bazen seni okurken, bir insanı değil de yağmurdan sonra sönmeyen bir sigara dumanını izliyormuş gibi hissettim. Vardın ama sanki hep biraz dağılıyordun. Kendini güçlü göstermeyi çok iyi öğrendin. Belki mecburdun buna. Çünkü kırıldığını belli ettiğinde insanların daha çok can yaktığını erken yaşta öğrendin. O yüzden herkese “iyiyim” dedin. Sesin sakindi ama içinden sürekli bir şeyler düşüyordu. Bazen sana kızdım da. Neden sevildiğine inanmak yerine terk edileceğine daha kolay inandın diye… Neden sana gerçekten yaklaşan insanlardan uzaklaştın diye… Ama sonra anladım; insan en çok, iyi gelen şeylerin geçici olmasından korkuyordu. Sen de mutlu olmayı değil, kaybetmeyi ezberlemiştin. Sende garip bir yalnızlık vardı Ati. Kalabalık bir masada otururken bile kimsenin seni gerçekten görmediğini hisseden insanların yalnızlığı… Belki bu yüzden geceleri daha çok seviyordun. Çünkü gece, herkesin sustuğu yerde insan kendi iç sesine daha dürüst kalabiliyor. Ama sana şunu söylemek isterdim: Sen kırılmış olabilirsin ama eksik değilsin. Birileri seni yaraladı diye sevilebilirliğin azalmadı. Geçmişinde kalan insanlar, değerini belirlemiyor. Ve sırf uzun zamandır mutsuzsun diye hayatın hep böyle devam etmek zorunda değil. Seni okurken bazen şunu düşündüm: Sen aslında sadece biraz dinlenmek isteyen bir kalptin. Sürekli güçlü olmaktan yorulmuş bir
Alıntı
Hissiz
“İnsan bazen yüzünü değil, hislerini saklar. Ve en derin çatlaklar, kimsenin görmediği maskelerde oluşur.” Hissiz Hissiz Hasan Gürkan Işık
Alıntı