Sıla ocağında hasretin tüter
Etrafında gurbet sılayı gezer
Nerde vuslat diye vaktini süzer
Anan baban aşkla yolunu gözler
Çeşmimize Selim ol gel Yavuz'um...
Çeşmimize nurun takvimde dursun
Hasretle gözümüz aylara vursun
Akrep ve yelkovan vaktini kursun
Beklediğimiz ân adını duysun
Ânımıza Selim ol gel Yavuz'um...
Âh içimizdeki kül giryan oldu
Koydum yanağıma kôr güller soldu
Ummaktan yana hep hakkım doluydu
Bekleyiş sabrımın hep ilk yoluydu
Umuduma Selim ol gel Yavuz'um...
Tâ kalu beladan geliyor sesin
Gül mü bülbül müsün bileyim nesin
Annenin kalbinde Selim'dir ismin
Benimse gözümde Yavuz'dur cismin
Ruhumuza Selim ol gel Yavuz'um...
Hz. Peygamber: "Size bana en sevimli ve kıyamette en yakın olanınızı haber vereyim mi? buyurdu. Soruyu iki veya üç defa tekrarladı. Ashab: Buyurun söyleyin ey Allah'ın Resulü deyince: "O, Ahlakça en iyi olanınızdır" buyurdu.
"Münafığın alameti üçtür: Konuşunca yalan söyler, vaadini bozar, emanete hıyanet eder. Bunları yaptıktan sonra, ister namaz kılsın, oruç tutup Müslüman olduğunu da iddia etsin (değişmez)." "Kişide dört haslet varsa o tam bir münafıktır. Kimde bunlardan biri bulunursa, onu terk edinceye kadar onda bir nifak alameti vardır: 1. Emanete hıyanet ederse, 2. Konuşunca yalan söylerse, 3. Verdiği zaman sözünü tutmazsa, 4. Mücadele ve düşmanlık yaptığı zaman haktan ayrılırsa."