Çağımızda dini ve felsefi söylemleri bastırmış olan bilimsel söylemin, insanın bu dünyadaki tecrübesini açıklamakta yegane merci olduğunu görüyoruz. Din ve felsefe, hala belli formlarda var olmakla birlikte, yetkilerinden arındırılmıştır. Doğum, hastalık ve ölüm gibi temel insani hadiseler, ve bizzat insanın kendisi de tabii, doğa bilimlerinin sorgulanamaz otoritesine tabi kılınmıştır. Bunun doğal sonucu ise şu olmuştur: Bu hadiseler "nesnel" süreçlerden ibarettir, olumsaldır ve insandan bağımsız şekilde gözlemlenebilir. Ölüm, işte bu sayede insan hayatının reddedilmez olgusu olmaktan çıkmıştır artık.