"tanrı ve zaman yanlış hatmedilegelmiş"
kiliselerin çanları sağır…
minareler kısa…
dekolte doktrinler giyinmiş abdal…
geç kalmış, geç yağmış yağmurlarla dolmuş
sarnıçlar, yırtıcı bir neşter darbesiyle, bulanmışlar
nükleer sevdalardan olan kuleler, rokoko kristallerle
süslenmiş tünellerde lime lime olmuşlar, kimsesiz düşlere
darılmışım, sıçramışım ve gelmişim "Janya, sızlayışlarıma
vokalistlik yapsana"
(dağ keçisi kavmine uyku haramdır)
"antik, mitolojik ve çatlamış bir heykelim, nem akıyor bedenimden",
içimin semasında, martılar kamikazeyî uçuşlar
yapıyor, buğdayî hasretler, acılar değirmeninde, bir an olsun dinmiyorlar,
filizlenmiyorlar, ufaldıkça ufalıyorlar, "alfabelerden bir harf eksiliyor
öldüğüm zaman, aahhh… yazık Janya, yüreğim ağzımdan
çıkacak oluyor kahırlardan…"
kula renginde kaç akşam geçip gittiyse de, hayaller gemisinden
sarı saçlı bir kıvılcım inmedi, bir deri bir kemik kalmış duygularımın
kıyılarına, "kül rengi entarisinin içinde
sahte bir peygamber, yalandan da olsa elini uzatmadı bana, davet
etmedi beni cemaatine", kahpe bir melek kucak açmadı,
yılanlar bile aforoz ederlerdi beni sürülerinden, "kulsuz bir tanrı kadar bir başıma kalırdım", şeyhi ve müridi olduğum mezhepler,
çarmıhlarda beni yaratırdı, gözlerimi veronikanın kanlı mendiline her sürdüğümde, paslı bir hıçkırıkla, kurtlar gibi uluyordum hep, "deliliğin ustası (olarak) kaldım,
hoyrat et senden bir titreyişlik ruh ister,
kılıç(lar) deliliğinde bir bakış ister,
ağzına kadar mezar yerlisi (olan) ben
sığamıyorun Janya