Dünyanın nehir kenarlarına kurulmuş bütün savaş cepheleri düşünüldüğünde, okyanuslar insan kanıyla beslenen balıklarla doluydu. Ve ben de otelimin bahçesinde oturmuş, onlardan birini yiyordum.
Yüzlerce insanın, bir pirana sürüsü gibi, tek bir çocuğun başına üşüşüp etini lime lime ettiklerini de gördüm, bir kadının saçlarından sürükleyip saatlerce tecavüz ettiklerini de...
Yalnızlığım, bir tilki tuzağıydı. Hayat tarafından avlanmıştım ve avcının gelip beni almasını bekliyordum. Morfin sülfat gibi, yalnızlığın da aşırı bir dozu vardı ve ben orada yaşıyordum...