Cam bir fanusun içinde korumaya çalışıyordum kendimi. Yanlış geldiğim bir yerdi dünya öyle hissediyordum. Sanki çok güzel bir yere gitmek üzere yola çıkmışım da, sonra gecenin bir yarısı yanlış durakta inivermişim gibi. Aksilik ya o durak da metruk binalarla çevrili, tekinsiz tiplerin gezindiği, leş kokulu, izbe, korkunç, karanlık bir yermiş gibi.
İnsan hayatta yalnız kendine ve kendi yarattıklarına itimat edebilir. O da her zaman değil. Kendinden ve kendi yarattıklarından da vazgeçmen gereken zamanlar da gelebilir. Gelir.
Zekâ tek başına işe yaramıyor. Hatta zekâ denilen kibirli illet, çoğu kez işleri karıştırmaktan başka işe yaramıyor. Aklına güvenip gönlünden çelme yiyen herkes bunu bilir. Bilmenin beyhudeliğini bilen herkes..