Ama hayat hiçbir zaman konuşmaz, hiçbir zaman sinirlenmezdi. Konuşmayacak sinirlenmeyecek kadar onurlu ve bilgeydi çünkü. Beklerdi yalnız. Hiç acele etmez, bekler, biriktirirdi. Çok iyi bilirdi biriktirmesini ve canlı karikatürler çizmesini.
Yirminci yüzyılda birer görüntü tüketicisi haline geldik hepimiz. Bir sahneyi asla donduramayacağımızı , bir anı asla yakalayıp kayda geçiremeyeceğimizi fark etmiyoruz.
Toplumun ve insan türünün çocuklara gösterdiği anlayış, katılma ve iletişim ruhu yaşlılar için söz konusu değil; onlara katlanılması gereken bir yük olarak bakılıyor giderek.
Taraf seçmek, insanı gelişmekten denemeler yapmaktan iletişim kurmaktan alıkoyar. Taraf seçmekle içine hevesle kendimizi hapsettiğimiz gettolar kurmuş oluruz. Öteki, yanlış taraftadır. O, bizlerden biri değildir. Biz üstünüz. Onlar bizden aşağıda.