Tümüyle haklıydı, belki eskiden de berbat bir yerdi dünya, belki eskiden de bu kadar bencil, bu kadar acımasız, bu kadar aptal, bu kadar cahildi insanlar ama bu kadar cüretkâr değillerdi. İnanmasalar bile bilgiye kıymet veriyorlardı, vicdanlı olmanın öneminden bahsediyorlardı, merhametli olmak gerekir diyorlardı. Haklı olmanın, adil olmanın, fedakâr olmanın bir anlamı, bir değeri vardı. Oysa şimdi insanlık barbarlık dönemine geri dönmüştü.
Hayır, depresyondan kurtuluş yoktu, onunla birlikte yaşamak vardı, her an, her dakika, her saat onunla mücadele etmek vardı.
Peki beni ne iyileştirdi o zaman?
Elbette unutmak. Zihninin o tatlı sise teslim olmasını küçümseme. Hakikat insanı yorar.
“Olaylara sadece bilincimiz değil, bilinçaltımız da tepki gösterir.
Belki de en çok bilinçaltını dikkate almak gerekir. Çünkü bilincimiz olayları kendine göre yorumlar, kendini korumak için çarpıtabilir ama bilinçaltı gerçekleri söyler.