"Kadın dedikleri şey hakkında hiçbir fikri olmayan delikanlı, karısına insanların üzerinde bir mahiyet veriyor, kalbinde günden güne kuvvetlenen bir aşkı adeta dini bir his gibi tefsir ediyor ve bütün düşünce ve hareketlerinin bu mihver etrafında dönmesi lazım geldiğini hissediyordu."
"Bu saatlerin bir daha geri gelmeyeceğini, karanlık bir his ikisine birden tekrar edip duruyor ve aynı zamanda, saadetlerinin gölgesiz olması için, dimağlarının bu andan başka hiçbir şeyle meşgul olmaması lazım geldiğini onlara fısıldıyordu. İkisi de ne bir saat önceyi, ne de bir saat sonrayı düşünüyorlardı. Bütün hislerden ve düşüncelerden daha kuvvetli olan ve insanı hayatında birkaç defa idaresi altına alan tabii ve hakim bir duygu şimdi ikisini de avucunun içine almıştı."
"Kendisinden sakladığı ve bu anda kendisinin de adamakıllı bilmediği bir şeyler vardı. Bu kızla aralarında konuşulmadan, düşünülmeden hatta yüz yüze bakılmadan bir macera geçmiş gibiydi."