Merhaba :) Buraya bir kitaba yorum yazmak için kaydoldum ama güzel bir yer gibi. Bu sene LGS' ye hazırlanacağım için aktif olamayabilirim. Zaten burası aktif olmayı gerektirmiyor, kitap okumak yeter. Ve bunu bırakmayacağıma eminim.
İyi ki ikinci sezonu iki parçaya bölmüşler yoksa 8 bölümü birden algılayamazdım. İkinci kısım neydi öyle ya? Tüm taşlar yerine oturmuş gibi hissediyorum. Ama son sahneler yüzünden elimde yeni taşlar var ve onları oturtmam gereken yerler belli bile değil. Yani kısaca 3. SEZON HEMEN GELİVER
Kitabı okuyalı bir yıldan fazla olduğu için kitabın konusunu falan anlatamam. Sadece puanımı açıklayacağım. Bu arada 7 verdim ama eğer olsaydı 6,5 falan verirdim çünkü 6 buçuk daha yakın geliyor.
Öncellikle Adora' yı gerçekten çok seviyorum ki kendisi imzasına kendi tercih ve isteğimle gittiğim ilk ve şu anlık da olsa tek yazar. Bu kitabı da sırf imzasına gittiğimde imzalattığım bir şey olsun diye imzadan önceki akşam alıp eğer olur da konuşacağımız bir şey olursa diye alıp eve geldiğim andan imzalattığım ana kadar okumaya çalışıp yarısına kadar gelmiştim neredeyse. Siz de takdir edersiniz ki bu kadar hızlı okuyunca pek bir şey anlamadım. Ama sonra başa dönüp okudum. Bu seferde de tanıdık geldi çünkü arkadaşlarımın yazdıkları kitaplara çok benziyordu. (yaş 13-14) Yanlış anlamayın Adora' yı aşağılamıyorum. Benzettiğim şey yazım dilinin sosyal medya dili gibi gelmesi ve karakterlerin kişiliklerini tam oturtamıyor olmam. Yoksa karakterler, ortamlar, evren falan tabii ki çok daha iyi. Medya dili gibi olduğunu düşünmemin benden kaynaklı olduğunu düşünmüyorum çünkü farklı ruh haline sahip olduğum ve kendimi verip odaklanabileceğim anlarda rastgele sayfalar açıp okuduğumda yine aynı düşüncelere sahiptim. (Düzenleme: Wattpad kitapları okumaya alışık bir kuzenim var. Belki o rahat okur diye ödünç vermiştim. O bile yazım dili akmıyor diye yarım bıraktı.) Karakterlerin kişilikleri de bende oturmuyordu çünkü kişiliklerini, düşüncelerini, karakterlerini anlayabileceğim, yorumlayabileceğim herhangi bir şey göremedim. Bu belki benimle alakalıdır, emin değilim zaten emin olmadığım için 7 verdim yoksa 5-6' dan yukarı çıkamazdı. Puanı verdiğim diğer yer de ters köşelerin güzel olması, bir de dediğim gibi ortamlar ve evren güzeldi. Serinin diğer kitaplarını alırım ama yakın zamanda
İncelemeyi ileride güncellerim herhalde ama şuan kitabı yeni bitirmişken yazma ihtiyacı duydum.
Eira' ya hem sövesim hem de ona sarılıp ağlayarak "Ben de aynısını yapardım." diyesim geldi. Ve ben sık küfreden biri de ağlaması kolay biri de değilim. Eira' ya sövesim geldi çünkü hızlıca Nos' u alıp gitse kurtarabildi. Eira' ya sarılıp ağlayasım geldi çünkü uzun zamandır ölü olan sevdiğim adamı görüp sarılabilsem, öpebilsem ve o dans etmek istese ben de yapmam gerekeni hatta yapmam gereken bir şeyin var olduğunu unutur ona sarılır, öper ve isteğini kabul edip dans ederdim. Bunu yaptığı için Nos' u çekip çıkaramadı diye suçlu falan değil. Suçlu olan tek şey bizi manipüle ederek gözümüzü sevdiğimiz şey dışında her şeye kör, kulağımızı onun sesi dışında her şeye sağır, tenimizi onun teni dışında her şeye karşı hissiz yapan... (Sevgiyi bir kere de olsa tatmış birinin onun bir başka türü olan aşka suçlu deme hakkı olmadığı için bu cümleyi tamamlayamam.)
Kitabı okurken Damla N. Archeron 'a kızmak istedim ama mantıklı ve gerçekçi olanı yazmak da kitabı çok güzel yazıp, kitabı çizmeyi bırak doğru düzgün post-it yapıştırmayan bana kitabın neredeyse yarısını çizdirmek de suç değil. Ayrıca tam Eira' nın Doğal Denge' ye yalvardığı sahneyi okuduğum sırada babamla annemin bir anda dans etmeye başlaması da annem bana gülerek "Müzik aç." dediğinde babamın sırıtıp "Gerek yok." demesi de tamamen bir tesadüftü. (;
Kitaba puanım; kalbim, olmasını istediğimin değil olması gerçekçi olanın yaşanması gerektiğini hala kabul edemediği için 9 ama eninde sonunda kabul edeceği ve 10 olarak güncelleyeceğim için siz 10 sayın. Yol sizden yana olsun, fellowship :) Ve yol senden de yana olsun, Damla' m<3 Damla N. Archeron